Mehmet Halit İLHANCAN

mehmethalitilhancan23@gmail.com

17 Ağustos'u Anlayabilmek

17 Ağustos'u Anlayabilmek

 

Bu tarih ne zaman gelse içimi bir hüzün kaplar

Koca koca binaların yerle bir olduğu ve en önemlisi binlerce insanın gece yarısı uykudayken meydana gelen depremde öldüğü, milyonlarca insanın evsiz kaldığı aklıma geldikçe içimi bir hüzün kaplar

Evimizde veya işyerimizde ufak bir sarsıntıda yaşadığımız korkuyu ve telaşın binlerce kat fazlasını 17 Ağustos’ta Gölcük depreminde uykularında yaşayanlar aklıma gelince içimi bir hüzün kaplar

Depremde her şeylerini (can ve mallarını) kaybederek yaşadıkları yeri terk etmek zorunda kalan ve başka illerimize göç eden vatandaşlarımızın gittikleri yerlerde kendilerine yeni bir hayat kurmaya çalışmalarını hatırladıkça içimi bir hüzün kaplar

Her aklıma geldikçede ülkemizin daha önce yaşadığı Afyon- Dinar- Erzincan- Van gibi büyük depremleri yaşayan insanlar gelir geldikçe de içimde ki hüzün katlanır gider.

Devletimizin ve halkımızın her felakette bir araya gelerek, ülkemizin  her bölgesinden uzattığı el o zamanda bir nebze  de olsa destek olmuş ve yaralarını sarmıştı. Ancak üzerlerinde yıllar gecmesine karşın üzerlerindeki psikolojik etkisi halen devam ediyor.

 

Yazımı yazarken bile o günler o acılar gözlerimde kötü bir film şeridi gibi geçiyor.

 

Türkiye’nin yarısından fazlasının fay hatları üzerinde olması karşın Allahım ülkemize bir daha böyle acılar yaşatmasın inşallah….

 

17 Ağustos ve daha önceki depremlerde hayatlarını kaybedenlere rahmet ailelerine de sabırlar vermesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum. 

 

Bu acının yıldönümünde en azından onların acılarına saygı duyulmasını ve o gün onların başına gelenlerin yarın bizim başımıza da gelebileceğini düşünerek hareket etmemiz gerektiğini belirterek sözlerime son veriyorum.

 

Selam ve Saygılarımla….