Medine BAYKAŞ

BUGÜN 23 NİSAN 101 YAŞINDA 

Hepimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun

23 Nisan 1920 Türkiye Büyük Millet Meclisinin açıldığı, Türk Milletinin egemenliğinin ilan edildiği tarihtir. Mustafa Kemal Atatürk tarafından çocuklara armağan edilen ulusal bir bayramdır.

Çocukların sadece 1 günü değil, her günü bayram çoşkusun da yaşaması için, milli birlik ve beraberlik duygularını geliştirmemiz ve güçlendirmemiz gerekiyor. 

Buda refah içinde yaşayan bir toplumla mümkündür.

Hergün hayat pahalılığından şikayet eden anne babaların gölgesinde, gelecek korkusuyla yetişmemelidir çocuklar.

Ülkemizde yaşam standartlarının yükselmesini, çocuklarımızın eşit şartlarda büyümesini istiyoruz.

Türk Milletinin milli iradesini temsil eden TBMM'nde görevli tüm seçilmişlere, bu meclisin açılış amacını bu bayramla bir kez daha hatırlatmak istiyoruz.

TBMM' nde biz Aziz Türk Milletini temsil eden kişileri birbirine hakaret ederken, birbiriyle kavga ederken değil; çocuklarımızın haklarını ararken görmek istiyoruz.

Çocuklarımız nasıl daha iyi şartlarda eğitim alabilir, hangi sosyal alanlarda birbiriyle kaynaşabilir, spor yapabilir, sanatsal faaliyetler yürütebilir, oyun oynayabilir, bilim ve teknoloji alanlarının içine çekilebilir? Bunların mücadelesini vermenizi istiyoruz.

Konuşma üslubuyla, davranışlarıyla, fikirleriyle çocuklarımıza örnek teşkil etmelerini istiyoruz. Bugün her çocuk kendine bir rol model seçiyorsa, bu niye siz olmayasınız?

Siyasetçilerin gezilerinde; evleri, okulları, park alanlarını ziyaret edip çocuklarımızla konuşmaları, çocuklarımızın sorunlarına ayna tutacaktır.

Büyüklerimiz boşuna dememiştir çocuktan al haberi diye...

Bir çocuğu dinlerseniz;

Evinde elektrik suyu var mı?

Meyve yiyebiliyor mu?

Şiddete, istismara mağruz kalıyor mu?

Sağlık sorunları var mı?

Oyun oynayabileceği park alanları var mı?

Ders çalışabileceği bir bilgisayarı var mı?

Hayvanları doğayı seviyor mu?

Cebinde cep harçlığı var mı?

Ailesi var mı? Kiminle yaşıyor? Mutlu mu?....hepsi hakkında bilgi alabilirsiniz.

Bunlardan haberdar olmayan bir meclis üyesi, bir siyasetçi; çocuk haklarını meclis de nasıl temsil edebilir? 

Kapılarını Sivil Toplum Örgütlerine açmayan bir meclis, halkın sorunlarından nasıl haberdar olabilir?

Çocukların sorunlarını, kaygılarını, mutluluğunu, mutsuzluğunu ancak onlarla iletişim kurarsak anlayabiliriz. Teker teker çocuklara ulaşmamız elbette zor olacaktır. Etkinlikler, spor faaliyetleri, konserler, festivaller, geziler vs...hem çocuklarımızı birbirine kaynaştıracak hem de onları gözlemlememizi sağlayacaktır. İletişim kurabileceğimiz platformlar haline gelecektir.

Özellikle de tüm dünyada Covit 19 virüsü salgını nedeniyle, çocuklarımız üzerinde oluşan kaygı, endişe, korku gibi duyguların giderilmesi ve ağır hasarlar bırakmaması için kolları sıvamalıyız.

Dün özgürce dolaşan çocuklarımız; bugün okuluna gidemiyor, uzaktan eğitimle günlerini geçiriyor... öğretmenlerini ve arkadaşlarını görüntülü konuşmak suretiyle görebiliyor. İyiki anılarında yer alan bayramlar kutlamışlar demekten kendimi alamıyorum...

Çocukların birbiriyle kaynaşabileceği; dil, din, ırk ayrımı yapmadan birlikte hareket etmeyi öğreneceği; şiirler, şarkılar söyleyip dans ettiği çocuk bayramımızın gelecek nesillere taşınmasını, bu ruhun yaşatılmasını temenni ediyorum.

Belkide bu bayramla ilk defa kürsüye çıkan, ilk defa şiir okuyan çocuklarımız, gün gelecek, nice kürsülerden ülkesine ve dünyaya seslenecektir.

Çocuklar arasında barış, kardeşlik ve sevgi bağlarının örülmesi, inanın bana dünyaya ve ülkemize barış ve huzur getirecektir.

Çocuklarımızın kaygı ve endişe içinde değil, sevgi dolu bir ailede ve toplumda 

yetişmeleri, hepimizin en büyük temennisidir.

Çocuklarımızın yüreğine şiddet, endişe, nefret tohumları değil, sevgi ve kardeşlik tohumları atılmalıdır.

Bir çocuğun hayatında yaralar açmak yerine güzel hatıralar biriktirmesine gelin vesile olalım. 23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramı kutlamaları yıllar boyunca, hepimizin çocukluk albümlerinde yerini alsın.

Her çocuk güzel anılar biriktirmeye bayramlarla başlar.

Şiddete mağruz kalan,

İstismar edilen,

Fuhuşa zorlanan,

Madenlerde çalışan,

Dilendirilen, Sokaklarda çöp toplayan,

Mafyanın elinde kurye olan,

Çocuk işçiler, çocuk gelinler görmek istemiyorsak....

Önce çocuklarımıza sonra çocuk haklarına sahip çıkalım. 

Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşasın ki, milletimizin milli iradesi olan vekillerimiz de bu hak ve özgürlüklerin takipçisi olsun.

Unutmayalım ki; çocuklar bize Allah'ın bir armağanı ve emanetidir.  

Bugünün çocukları, yarının gençleri, geleceğin yetişkinlerine selam olsun.  

Ne mutlu Türküm diyene.