Halil YOLDAŞ

halil.yoldas@hotmail.com

Gelin toplum olarak karnemizi birlikte okuyalım

Evet; acısıyla tatlısıyla, takdiriyle , zayıfıyla bir Eğitim ve öğretim dönemini bitirdik.

Yarıyıl tatiline öğrenciler Anne ve baba olarak, Bir yarıyılın sonuna yine geldik hayırlısı ile. Allah'tan dileğimiz bu öğretim döneminin hayırlara vesile olmasıdır.

Her karne zamanı öğrencilerimizin karnelerini dağıtınca sadece öğrencilerin değil tüm aile bireylerinin karne aldıklarını düşünürüm. Eğitim sadece öğrencilerimiz ve öğretmenlerle yapılmıyor. Anne Baba Yöneticiler, Öğrenci ve Öğretmen hep birlikte koordineli faaliyettir. Çünkü öğrencinin başarısın da aile içinde ki tüm bireylerin olumlu veya olumsuz etkileri olduğunu artık herkes biliyor.

Ayrıca kendi adıma öğrencilerin her karne aldıklarında kıyamet gününde alacağımız karne gelir aklıma. İçim burkulur ürperirim.

  Acaba derim kendi kendime çocuklarının dünyadaki sınavlarda en önde olması için çırpınan anne babalar, asıl kıyamet gününün sınavı için ne kadar kaygı duyarlar.

 Bir diğer korkum ise zayıfı olan gençler adına. Onlar asılmak üzere olan suçlu gibi karne gününü beklerler. Kimisi hasta olmak ister, kimisi evden kaçmak, kimisi ise canına kıymak.

  Şu anda yazımı okuyan kardeşlerim hocam sizde çok abarttınız diyebilirsiniz. Maalesef abartmıyorum. Anne babaların yanlış tutum ve davranışları, karneyi olumsuz bir şekilde okumaları ve özelliklede kullandıkları kaba ve aşağılayıcı sözleri gençleri böyle olumsuz davranışları düşünmeye itebilmektedir.

 Öyleyse şu sorular gelebilir aklınıza. Karneyi doğru olarak nasıl okumalıyız?

 Çocuklara nasıl davranmalıyız? Zayıfı olan çocuklara nasıl yaklaşmalıyız?                                                                             

 Öncelikle diyorum ki siz çocuk olsaydınız Anne-Babanızın size nasıl davranmasını isterdiniz?                          İşte çocuklarınıza öyle davranın ve kendinizi onların yerine koyun..

Çocuk eğitimi, belki dünyanın en önemli işlerinin başında gelir.     Hem büyük bir sabır hem de çocukların duygu ve düşünce dilini çözmek ve bu dili takip etmeyi gerektir.

 Anadolu'muzda: 'Severken boğmak' diye bir deyim vardır. Maalesef, çocuklarının duygu ve düşünce dilini çözmeyen anne babaların, çocuklarına verdikleri eğitim çoğunlukla böyle oluyor. Çocuklarımızda var olan ve bizim beğenmediğimiz davranışların tamamına yakını, yine bizim hatalı uygulamalarımızdan kaynaklanıyor. Çocuk eğitimi için her şeyden önce, çocukların duygu ve düşünce dilini çözmek, bilmek ve anlamak gerekiyor.

* Bir döne mi bitirme başarısı göstermiş çocuklarımızın karnesi ne olursa olsun güler yüzle karşılamalıyız.

*Çocuklarınızda beğendiğiniz davranışlarını ödüllendirmelisiniz. .Unutmayalım ki, ödüllendirme takdir etmenin en güzel ifade yöntemidir.

*Olumsuz derslerini ve davranışlarını görmezlikten gelip dinlendikten sonra bunları gündeme getirip birlikte çözüm yolları bulmalıyız.

*Yorgun bir savaşçı gibi tatile çıkan öğrenciler anne ve babalar öncelik le iyi bir tatil yapıp dinlenmelidir.

   Karneleri zayıf olan öğrencilerin anneler ve babaların asla yapmaması gereken davranışları dikkatlerinize sunmak isterim.

*    Çocuğu suçlamayın.(Yine bizleri üzdün bizleri hayal kırıklığına düşürdün çalışmadın vb.ifadeleri kullanmayın"

*    Çocuğu tanımlamayın: "Sen tembelsin zaten, arkadaşlarına ve sınıfına uyumsuz bir çocuksun vb. suçlamalarda bulunmayın"

*    Tehdit etmeyin:"zayıfların gelirse ikinci dönem okula gitme yok iyice kafana koy vb tehditler yarardan çok zarar getirir"

*    Emir dili kullanmayın: "Bu zayıflar en kısa sürede kurtarılacak ben anlamam.vb. emirler yağdırmaktan uzak durmalıyız."

*    Ajitasyon yapmayın: "Bak senin başarın için bukadar emek harcıyoruz .sen bir türlü anlamıyorsun anneni babanı kardeşlerini üzmeye hakkın varmı aklını başına topla  sen hep bizleri üzüyorsun vb ifadelerle ruh dünyalarını tahrip etmeyin"

*    Kesinlikle kıyaslamayın: "Amcanın oğlu, teyzenin kızı.veya komşunun çocukları seninle aynı sıralarda okuyorlar .senden çok başarılıla,rsenden daha çalışkanlar amasen!,"

*  İleriye dönük olumsuz konuşmayın: "Sen adam olmazsın sen emeklerin karşılıklarını vermezsın. aha şuraya yazıyorum ikinci dönemde başaramayacak sın, başarılı olda beni mahcup et göreyim.gibi onu tahrik etmeyi amaçlayan ifadeler fayda yerine zarar verecektir "

 Gelin hep birlikte Derslerden uzak karnelerden uzak sosyal ve kültürel aktivitelerin yoğun olduğu bir onbeş gün geçirelim. Sevinçlerimizi üzüntülerimizi birlikte paylaşarak daha zinde bir beden ve ruhla ikinci döneme başlayalım göreceksiniz hayat daha güzel olacaktır. Geleceğe umutla bakmak hepimizin hakkı.

Unutmayalım insanlar başarabildikler ile mutlu olurlar, daha fazlasını hayal etmek beklentiler içine girmek sonunda bizleri üzer. Gelin karnelerimizi doğru okuyalım. Hepimize İyi tatiller.   Selam ve dua ile.