1 YIL GEÇTİ, 57 DEVLET HAREKETE GEÇMEDİ!
Hizb-ut Tahrir Türkiye adına İzmir’de yapılan basın açıklamasında terör devleti İsrail’in Gazze’de 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana katliam ve soykırım uygulamasına karşı bir yıldır hiçbir adımın atılmamış olmasına sert tepki gösterildi.
Konak Meydanı’nda düzenlenen toplantıda basın açıklamasını Köklü Değişim İzmir Temsilcisi Mehmet Aslan yaptı.
Yahudi varlığının saldırganlığını ve vahşetini durdurmanın tek yolunun Müslüman orduları harekete geçirmek olduğunun altını çizen Mehmet Aslan, İsrail sorununun köklü çözümünün Râşidî Hilâfet Devleti’nin yeniden kurulması olduğunu da vurguladı.

Köklü Değişim İzmir Temsilcisi Mehmet Aslan, İzmir Konak Meydanı'nda yaptığı basın açıklamasında şunları dile getirdi:
1 YIL GEÇTİ, 57 DEVLET HAREKETE GEÇMEDİ!
Kıymetli Müslümanlar Sayın Basın Mensupları!
Gasıp Yahudi varlığı “İsrail”in mübarek Mescid-i Aksa topraklarında 76 yıldır devam ettirdiği işgal, katliam ve soykırıma karşı başlatılan “Aksa Tufanı Harekâtı”nın üzerinden tam bir yıl geçti. 7 Ekim’de yapılan harekât, Yahudi varlığının kâğıttan kaplan olduğunu tüm dünyaya gösterdi. Aynı zamanda bu harekât ile İslam ümmetinin zulme boyun eğmeyen, düşmana teslim olmayan, cihat ve direniş ruhunu hep canlı tutan bir ümmet olduğu da görülmüş oldu. Bölgedeki işbirlikçi rejimlerin ihaneti ile “İsrail”e verilmiş olan yenilmezlik unvanı ve sahte imajı çizildi. İşgalci varlık “İsrail” 7 Ekim sabahına büyük bir mağlubiyet, bölgedeki rejimler ise büyük bir şok ile uyandılar. Çünkü 7 Ekim Aksa Tufanı “İsrail” ile yapılan bütün normalleşme planlarını bozdu. Siyonist “İsrail” ile iş tutan ülkelerin ve yöneticilerin hesapları alt üst oldu.
ABD başta olmak üzere Batılı kâfirlerin işgalci varlığa verdikleri desteğe ve İslam beldelerindeki işbirlikçi yönetimlerin Müslümanları yüz üstü bırakmalarına rağmen Gazze geçen bir yılda yenilgiye uğratılamadı. İslami ve insani açıdan sonuna kadar meşru olan Aksa Tufanı Harekâtı, Müslümanlara karşı hiçbir hukukun gözetilmediği intikam ve soykırım savaşına dönüştü. Evet, bu bir yılda Gazze’de kelimenin tam anlamıyla bir soykırım yaşandı.
Bu 1 yılda Gazze’de çok şey yaşandı. 41 bini aşkın Gazzeli kardeşimiz şehit edildi. Enkaz altında kalanlarla birlikte bu sayının 100 bin olduğu tahmin ediliyor. İşgalci varlık Gazze’de tam 100 bin ton bomba kullandı. Ölen her bir Müslüman için bir ton bomba demektir. 16 bin çocuk, 11 bin kadın şehit oldu. 100 binden fazla kişi yaralandı. 15.400 kişi tutuklandı. 350 bin bina yıkıldı ve oturulamaz hale geldi. 825 cami yıkıldı. Hastaneler, okullar, üniversiteler, sığınma yerleri ve hatta çadırlar bile bombalandı. Gazze’nin enkazının kaldırılmasının 14 yıl süreceği ifade ediliyor. Bunun yanında Gazze’ye uygulanan abluka nedeniyle yaşanan açlık, susuzluk ve salgın hastalıklar da cabası. Gazzeli kardeşlerimizin yaşadığı acıları kelimelerle tarif etmek mümkün değildir. Rabbimiz şöyle buyuruyor:
وَمَا نَقَمُوا مِنْهُمْ اِلَّٓا اَنْ يُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ الْعَز۪يزِ الْحَم۪يدِۙ
"Onlardan, sırf azîz ve hamîd olan Allah'a iman ettikleri için intikam aldılar." (Buruç 8)
Geçen bu bir yılda Türkiye ve İslam âlemi Gazze için ne yaptı: Müslümanlar, Gazze’ye destek olmak için sayısız gösteri ve yürüyüş düzenlediler. Bir yılda yüz binlerce Müslüman dua nöbeti tuttular. Dünyanın dört bir yanında milyonlarca vicdanlı insan Gazze’deki katliamın durdurulması için meydanlara indiler. Konsolosluk ve elçilik önlerinde yüz binlerce Müslüman kâfirlere öfke kustular. “İsrail” ve destekçisi firmaların malları boykot edildi. Ancak buna rağmen Starbucks satışları yılda sadece %2,5 düştü. Coca-Cola büyüme oranını güncelleyerek sadece %2 küçülttü. Boykot edilen küresel şirketler kapanmadı, zarar etmedi, Yahudi varlığına desteğini çekmedi. Dahası, Türkiye ve İslam beldelerinin yönetimleri “İsrail” ile ticaret yapmaya ve Siyonistlere lojistik destek sağlamaya devam ettiler.
Bu bir yılda âlimler, kanaat önderleri de seslerini yükselttiler, Dünya Müslüman Âlimler Birliği Gazze ve Filistin’in kurtarılması için orduların harekete geçirilmesi gerekir diyerek fetva yayınladılar ancak duyan ve dikkate alan yönetici çıkmadı. Hiç kimsenin kınamasından korkmadan yöneticileri muhasebe eden âlimler konuştular ve Gazze ile dertlendiklerini gösterdiler. Allah Gazze için bir kelime bile olsa hak sözü söyleyen âlimlerimizden razı olsun.
Kıymetli Müslümanlar, Sayın Basın Mensupları!
Hizb-ut Tahrir Türkiye olarak biz geçen bu bir yılda Gazzeli kardeşlerimize destek olmak için yürüyüş ve basın açıklamaları yaparak güç ve kuvvet sahiplerine seslendik. Yöneticileri muhasebe ederek ümmetin ordularını harekete geçirmeleri için çağrı yaptık. Hemen 7 Ekim’den bir gün sonra, 8 Ekim’de,“Şimdi Değilse Ne Zaman? Ordular Aksa’ya” diyerek yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirdik. İktidar partisi Filistin için meydanlarda miting düzenlediğinde biz Ayasofya’da “Miting Değil, Harekât Lazım” dedik. Yöneticiler Filistin’e sırtını döndüklerinde “Ya Filistin’i Kurtarın Ya Ümmete Yol Açın” çağrısı yaptık.
İslam İşbirliği Teşkilatı sadece toplanmak ve kınamakla yetindiğinde “Gazze’de Zulüm Bitmiyor, 57 Lider Bir Halife Etmiyor” dedik ve ihanetleri ifşa ettik. Mısır rejimi Refah sınır kapısını kapatıp Gazze halkını açlık ve susuzluğa mahkûm ettiğinde “Gazze Ölüyor, Duvarlar Yıkılsın, Kapılar Açılsın” diye haykırdık. Ramazan ayında “Gazze İçin Birlik Zamanı” diyerek “Eller Semaya, Ordular Aksa’ya” nidasıyla Rabbimize niyazda bulunduk. Bütün bu yaşananlar karşısında üç maymunu oynayan yöneticilere hitaben “Gazze’yi Yöneticilerin İki Yüzlülüğü ve İhaneti Öldürüyor” diyerek ameller yaptık.
Ayrıca başta yöneticiler olmak üzere alimler, kanaat önderleri, gazeteciler, medya mensuplarında bir farkındalık oluşturmak için “İsrail” sorunu ve Filistin’in Kurtuluşu için 10 maddeden oluşan çözüm önerilerimizi kamuoyuna açıkladık. Şimdi Aksa Tufanı’nın birinci yılında bu maddeleri tekrar paylaşıyoruz:
1) Filistin, İslam Toprağıdır ve Mescid-i Aksa Ümmetin Mukaddes Değeridir
2) “Filistin Sorunu” Yoktur, Gaspçı ve İşgalci Yahudi Varlığı “İsrail Sorunu” Vardır
3) Yahudi Varlığı ile Hiçbir Siyasi, Askerî, Ekonomik, Diplomatik İlişki Kurulamaz
4) Normalleşme Projesi, Yahudi Varlığı İçin Meşruiyet, Filistin İçin İhanettir
5) “İsrail”e Yönelik Tüm Saldırılar, Yurt Savunması, Meşru Müdafaa ve Şer’an Cihattır
6) Gazze veya Batı Şeria’yı Boşaltmaya Çalışmak, Yahudi Varlığının İşgalci ve Yayılmacı Politikasına Hizmettir
7) İki Devletli Çözüm, Garantörlük ve Diğer “Barış” Girişimleri Amerikan Planlarıdır
8) “İsrail” Sorunu, Kurulmasını Sağlayan Birleşmiş Milletlere Başvurarak Asla Çözülemez
10) “İsrail” Sorununun Köklü Çözümü, Ümmetin Vahdetini Sağlayacak Râşidî Hilâfet Devleti’nin Yeniden Kurulmasıdır
Kıymetli Müslümanlar Sayın Basın Mensupları!
7 Ekim’den buyana geçen bir yılda Müslümanların başındaki yöneticiler ne yaptılar peki: Türkiye Dışişleri Bakanlığı 47 resmi kınama mesajı yayınladı. İşgalci varlık Gazze’de ne zaman ağır bombardıman yapsa yöneticiler kınama sırasına girdiler. Kınadılar, bir kez daha kınadılar, şiddetle kınadılar ama sadece kınadılar. İslam İşbirliği Teşkilatı liderler düzeyinde toplandı sadece kınama kararı aldı. İslam İşbirliği Teşkilatı Gazze Temas Grubu bugüne kadar onlarca toplantı yaptı, Amerika’nın kendilerine ezberlettiği iki devletli çözüm planından başka bir şeyi çözüm olarak sunmadılar.
Geçen bu bir yılda Türkiye başta olmak üzere, diğer Müslüman beldelerin liderlerinin meseleyi havale ettikleri uluslararası kurumlar ne yaptılar: Birleşmiş Milletler (BM), Gazze ile alakalı 48 açıklama yaptı, Genel Kurulu iki defa ateşkes kararı aldı ama uygulatılmadı. Birleşmiş Milletlere bağlı Lahey Adalet Divanı, “İsrail’in” savaş suçu işlediğine hükmetti. Ancak bu yapılanların hiçbiri Yahudi varlığını durdurmaya yetmedi. Uluslar arası Ceza Mahkemesi Gazze’de işlenen insanlık suçları karşısında yaşananlara kör ve ağır kesildi. Peki, biz bu kurumlardan bir şey bekliyor muyuz Hayır! Çünkü bu kurumlar Amerika ve Batı’nın güdümünde olan sahte ittifaklar ve kuruluşlardır. Onların atacağı adımların hiçbiri kesinlikle sorunun çözümü değildir.
Sorunun çözümü bellidir; Gazze ve Filistin’deki işgal ve soykırımın bitmesi için “İsrail”e askeri güç ile karşılık verilmesi gerekir, bunun için de Türkiye başta olmak üzere Müslüman beldelerdeki orduların harekete geçirilmesi gerekir. Şimdi buradan yöneticilere bir kez daha sesleniyoruz:
Ey İslam Beldelerinin Yöneticileri! Ey Türkiye Yöneticileri!
76 yıldır Filistin işgal altında 1 yıldır Gazze işgal ve abluka altında siz yaşanan bu soykırıma sessiz kaldınız. Kardeşlerimizin kanının akıtılmasını umursamadınız! Kutsallarımızın çiğnenmesine aldırış etmediniz! Allah’ı dost edinip İslam’ın izzetiyle yaşamak varken siz Batı’yı dost edinip köle gibi yaşamayı seçtiniz. İşte Yahudi varlığı sizden cesaret alarak Gazze’den sonra şimdi Lübnan’a saldırıyor. Siz ise bölgesel savaş çıkmaması gerektiğini söyleyerek ABD’nin size verdiği arabuluculuk rolünü oynuyorsunuz. Dünya’nın 5’ten büyük olduğunu söyleyerek çökmeye yüz tutmuş uluslararası sisteme itibar kazandırmaya çalışıyorsunuz. Utanmadan Ürdün’ün uşak yöneticisi ile birlikte “İsrail”in güvenliğini garanti etmeye hazır olduğunuzu söylüyorsunuz.
Şunu sakın unutmayın! İşgalci Yahudi varlığı laftan anlamaz. Müzakere, ateşkes, diplomasi ve boykottan anlamaz! Sadece güç ve savaştan anlar! Bunun için tek çözüm; orduların harekete geçirilerek, gasp ettikleri mübarek topraklardan köklerinin kazınmasıdır. Öyleyse iş işten geçmeden Aziz ve hakim olan Rabbinizin şu emrine icabet edin!
وَمَا لَكُمْ لَا تُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالْمُسْتَضْعَف۪ينَ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَٓاءِ وَالْوِلْدَانِ الَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اَخْرِجْنَا مِنْ هٰذِهِ الْقَرْيَةِ الظَّالِمِ اَهْلُهَاۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ وَلِيًّاۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ نَص۪يرًاۜ
"Size ne oluyor da: 'Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, katından bize bir sahip çıkan gönder, katından bize bir yardımcı lutfet' diyen zavallı çocuklar, erkekler ve kadınlar uğrunda ve Allah yolunda savaşmıyorsunuz?" (Nisa 175)
Şimdi Size Sesleniyoruz Ey Müslümanlar!
7 Ekim’in üzerinden 1 yıl geçti ama 57 devlet harekete geçmedi. Bugün Müslümanları kalkanı ile koruyacak bir halife yok ama Yahudi varlığını demir kubbe ile koruyan işbirlikçi yöneticiler var. Sizler Gazze için yanıp tutuşurken, meydanlarda “Lebbeyke ya Aksa” diye haykırırken onlar sizi değil Amerika’nın isteklerini yerine getirmek için birbiri ile yarıştılar. Siz Yahudi varlığından hesap sorulmasını isterken, onlar işgalci katillere destek oldular. Yahudi varlığı ile yarım kalan normalleşme anlaşmalarına dönmek için Gazze’nin ölmesini, tamamen yok olmasını beklediler.
Evet! Bu bir yılda Gazze bize Aksa Tufanı Harekâtı’nın ne kadar isabetli olduğunu gösterdi. Gazze bize işgalci Yahudilerin gerçekte ne kadar korkak ve zayıf olduklarını gösterdi. Gazze bize 57 liderin 1 Halife etmediğini gösterdi. Gazze bize Filistin için Hilafet’ten başka bir kurtuluş yolunun olmadığı gösterdi. Zira Hilafet ümmetin birleşmesi, aralarındaki suni sınırların kaldırılması demektir. Bölünmüş ve parçalanmış İslam ümmetinin vahdetini sağlayacak ve yeniden Müslümanları tek bir çatı altında toplayacak yönetim sistemidir Raşidi Hilafet! Müslümanların kanlarına, canlarına ve ırzlarına değer veren, okyanus ötesinden mazlumların yardım çığlıklarına icabet ederek orduları seferber edecek tek liderliktir Raşidi Hilafet! Öyleyse yapılması gereken, Yahudi varlığının kökünü kazımak için orduları harekete geçirecek Raşid bir Halifeyi naspetmektir. Şimdi Raşidî Hilafet'in yeniden kurulması için çalışma vaktidir. Artık “Hilafet kurulsun, “İsrail” yok olsun” diye haykırma vaktidir. Artık “Hilafet kurulsun, Amerika kahrolsun” deme vaktidir.
Allah’ım; Yeniden Nübüvvet metodu üzere İkinci Raşid-i Hilafet Devletini kurmayı bizlere nasip eyle. Dağılmış, parçalanmış coğrafyamızı yeniden bir araya getirecek olan Hilafet ile bizleri birleştir ya Rabbi. Raşid bir Halife ile bizleri koru ve O’nu bizlere kalkan eyle ya Rabbi… Allah’ım; Filistinli kardeşlerimiz için senden yardım diliyoruz. Kardeşlerimize yardım eyle... Gazze’de yaşayan kardeşlerimize yardım et Allah’ım! Bir avuç Müslüman’a karşı küfür tek millet oldu, öldürüyorlar, katlediyorlar. Sen yardım et Allah’ım! Ya Kahharu Ya Allah! İsrail kâfirini kahreyle. Ya Kahharu Ya Allah! Amerikan kâfirini kahreyle. Yeryüzünde Müslümanlara karşı düşmanlık eden tüm kafirleri kahreyle...
(Âdem ile eşi) dediler ki: “...Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.”
HZ. NUH; “Rabbim! Bizi, anamızı babamızı, iman etmiş olarak evimize girenleri, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla. Zalimlerin de ancak helâkini arttır.”
HZ. İBRAHİM; “(İnsanların) diriltileceği günde bizi rezil edip küçük düşürme!”
Hz. Yakup; “Sıkıntımızı, kederimizi ve hüznümüzü sadece sana arz ediyoruz”
HZ. YUSUF: Ey gökleri ve yeri yoktan var eden Rabbimiz! Bizim velimiz sensin, bizim canımızı müslüman olarak al ve bizi sâlih kulların arasına kat!”
Hz. EYYÜB: “Başımıza bu dert geldi. Ama sen merhametlilerin en üstünüsün” Bizleri bağışla Ya Rabbi.
Hz. Musa: “Rabbimiz! Bize indireceğin her türlü hayra muhtacız.
Hz. YUNUS: KÜFRÜN karanlığı içinde sesleniyoruz “Senden başka ilah yok! Sen tüm eksikliklerden münezzehsin. Şüphesiz ki biz, zalimlerden olduk. Bizim,duamıza icabet et. Bizi dertten/üzüntüden kurtar.
Hz. Zekeriyya: Rabbimiz, bizi bir başımıza ve yalnız bırakma.
Hz. İsa: Bizi rızıklandır; çünkü sen rızık verenlerin en hayırlısısın!”
Hz. Muhammed: Allah’ım! Faydasız ilimden, huşu duymayan kalpten, doymak bilmeyen nefisten ve kabul edilmeyen duadan sana sığınırız.”
Hz. Ebubekir gibi Hilafete sahip çıkanlardan eyle.
Hz. Ömer, Bir odası adamlar nasip eyle.
Hz Osman gibi haya sahip liderler nasip eyle.
Hz Ali gibi mücahid alim liderler nasip eyle.
Ya Rahmanu Ya Allah! Katından kendisiyle sevineceğimiz bir zafer ve yakın bir fetih nasip et. Filistinli mücahit kardeşlerimize zafer nasip et Allah’ım!
Allah’ım! İslam’ı ve Müslümanları güçlendir! Kalplerimizi, gönüllerimizi, sözlerimizi ve amellerimizi Kuran ve Sünnet etrafında birleştir. Ey merhametlilerin en merhametlisi! Zafer, Sen’in katındandır, bizleri katından yakın bir fetih ve zafer ile mükâfatlandır Allah’ım!
