BAŞKA TÜRKİYE YOK
Yaklaşık olarak 5 aylık bir seçim dönemi yaşıyoruz. Biten ve bitmeyen seçimle beraber, ülke tamamen seçim ortamında yaşıyor.
Benim esas yazımda anlatmak istediğim bu değil;
Ülkemiz etrafında yaşananların yanında bizim içimizde uzun zamandan beri süre gelen ayrışma ve gittikçe artan bir kutuplaşma süreci yaşamamız beni daha çok düşündürüyor.
Git gide birbimize karşı düşmanca bakış ve davranışlar içerisine girmemiz ve bunu özellikle sosyal medya üzerinden, küfür ve hakarete kadar, vardırmamız beni daha çok düşündürüyor.
En kötüsü ayakkabı boyacısından tutunda en üst şirket Ceo’ları bile siyasetin içine girip, olsunda nasıl olursa olsun, olsun da doğru olmasın farketmez şeklinde yorum yapmaya başlaması beni düşündürüyor.
Bizlerin tabi ki bir siyaset görüşü olacak. Ama bunu seçim zamanı önümüze sandığın konduğu zaman oyumuzu kullanmak şeklinde olmaması beni düşündürüyor.
Bu demek değil ki hiç siyaset konuşmayalım, konuşalım, tartışalım ama bir birbirimizi kırıp, ayrıştırarak, yapmayalım.
Bu duruma neden olan sadece seçmenlerin tutumları değil, gönül verdikleri parti ve liderlerin söylemlerinin de bunu tetiklediğini düşünenlerdenim.
Ülkemiz siyasetinde seçimi söylemleri sandığı, atışmaları, kavgaları bitmez, bitmeyecekte….
Bütün partilerin şapkalarını önlerine koyup her şeyden önce bu kutuplaşmaları, nasıl çözeriz olması gerekirken sadece siyasetin içerisinde tutarım çabası içerisinde olmalı ve ülkenin ana temel taşları üzerinde ayrışmamalı, hatta birleşmelidir.
Ayrıca şapkalarını önlerine koyarak halkla daha yakın olmalı, sorunlarını çözme konusunda nerede hata yaptık demeleri gerekiyor. Çünkü ne eski liderler, ne siyaset, ne de hiç bir şeyden haberi olmayan vatandaş var. Son dönemde yaşananlar gözümün önüne geldiğinde gerçektende olması gerekenleri söylemeye çalışıyorum.
Son olarak Siyasetçilere ve bu yazımı okuyanlara son sözümde şu olsun
BAŞKA TÜRKİYE YOK
Anlayana…
