Cumhurbaşkanı Erdoğan, Göç var, bize doğru geliyorlar, tedbirli olmamız lazım

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Göç var, bize doğru geliyorlar, tedbirli olmamız lazım

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İdlib'de 60 bin civarında insan öldürüldü

Bunun dışında iki katı göç var. Bunlar tabii kuzeyi zorluyorlar, bize doğru geliyorlar. Bu konuda bizim müteyakkız, tedbirli olmamız lazım. Biz de bütün tedbirlerimizi şu anda almış durumdayız" dedi. Erdoğan, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun, "Terörle mücadele konusunda defterler açılırsa birçok insan, insan yüzüne çıkamaz" sözleri ile ilgili, "Bu arkadaşlar söyleyecekleri ne varsa hepsini söylesinler. Böyle lafla herhangi bir tehdit olmaz" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cuma namazını Ulus'taki Melike Hatun Camii'nde kıldı. Namazın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, İdlib'deki son durumu değerlendirdi.  Erdoğan, özellikle İdlib ile ilgili gelişmelerde istedikleri noktada olmadıklarını ifade ederek, "600 bin civarında insan öldürüldü. Bunun dışında iki katı göç var. Bunlar tabii kuzeyi zorluyorlar, bize doğru geliyorlar. Bu konuda bizim müteyakkız, tedbirli olmamız lazım. Biz de bütün tedbirlerimizi şu anda almış durumdayız. Zaten televizyonlarda izlediğiniz gibi bütün personel, zırhlı taşıyıcılarımızdan, tanklarımıza varıncaya kadar hepsi orada. 12 gözlem kulemiz her an şu anda teyakkuz halinde" dedi.

'BM GENEL KURULU'NDA TRUMP İLE BİR ARAYA GELECEĞİZ'

9 ve 10 no’lu gözlem kulelerine bazı tacizler olduğunu hatırlatan Erdoğan, "Fakat Sayın Putin'le yaptığımız görüşmelerden sonra bu konuda da gerekli uyarılar yapıldı. Trump ile yaptığımız görüşmelerde ağırlıklı Münbiç konusunu ele aldık ve bu 20 mil talimatı oluştu. Daha sonra Amerikalı heyet, bizim heyetimizle yaptığı görüşmelerde bunu daraltma gibi bir durumları oldu. Arkadaşlarımız bu konuda da onlarla belli bir geçici de olsa mutabakatı sağlamış durumdalar. Önümüzde bildiğiniz gibi Birleşmiş Milletler Genel Kurulu (BMGK) var. BMGK'da da Trump ile bir araya geleceğiz, orada da bu konuşları ele alacağız; ama bu arada onların heyetleriyle bizim heyetlerimiz arasındaki görüşmeler de devam ediyor. Temennim odur ki, bu süreci Cenevre’den önce çok daha olumlu bir şekilde tamamlayalım" diye konuştu. 

'100 MİLYAR DOLARI HEDEFLEMİŞ VAZİYETTEYİZ'

Rusya'da gezdiği havacılık fuarından hareketle, savaş uçakları konusunda önümüzdeki dönemde Rusya ile işbirliği olup olmayacağı yönündeki soruyu cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rusya ile zaten bir işbirliği süreci başlamış vaziyette. Bunun en önemlisi S-400 konusu. Fuarda da gördüklerimizden sonra özellikle ilgili bakanlıklarımız, gerek Savunma Sanayii Başkanlığımız, muhataplarıyla görüşmelerini devam ettirdiler, devam ettirecekler. Sanayi Teknoloji Bakanlığımızın muhataplarıyla görüşmeleri var. Bu çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bununla birlikte bu sektörde birçok karşılıklı alışverişin olabileceğine inanıyorum. SİHA'lar, İHA'lar bu konuda müşterek bazı adımları atma durumumuz da var. Şu anda 25 milyar dolar gibi bir ihracat hacmine ulaşan Türkiye-Rusya, 75 milyarı, ardından 100 milyar doları hedeflemiş vaziyetteyiz. Yoğun bir çalışmayla bu süreci çalıştırıyoruz" dedi. 

'BAŞIMIZIN ÇARESİNE BAKACAĞIZ'

Erdoğan, F-35 savaş uçakları yerine Su-35 savaş uçaklarının tercih edilip edilmeyeceğine ilişkin soruya, "Bunların birbirlerine göre çok farklı özellikleri var. Burada özellikle F-35’ler konusunda, Amerika şu andaki tutumunu devam ettirirse, biz tabii başımızın çaresine bakacağız. Yani 'Su-35 mi, F-35 mi, Su-57 mi?' artık bunun masaya yatırılmasından öte, biz savunma sanayimiz veya savunmaya yönelik ne gibi tedbirler alırız? Bu tabii bizim şu andaki tedbir paketlerimizin içinde yer alan, konuştuğumuz konulardır. Vakti, saati geldiğinde de şartlar masaya yatırılarak, özellikle de ortak üretim, kredi planlamaları, bunlara bakarak adımlarımızı atacağız. Çünkü biz pazar olmaktan çıkıp, pazar aramaya giden bir ülke olmak istiyoruz" şeklinde cevap verdi.

'CHP'NİN İÇİNDE SIĞINTI OLDULAR'

AK Parti’den ayrılan isimlerin yeni parti kurma çalışmalarını değerlendiren Erdoğan, bunları geçmişte de yaşadıklarını vurgulayarak, "Bizim partimizden grup çıkaracak şekilde ayrılıp, sonra esamesi okunmayanlar çıktı. Ayrılıp da şu anda CHP’nin içinde sığıntı durumuna düşenler oldu. Bizim bunlar derdimiz değil. Biz AK Parti olarak şu anda tarih yazar konumdayız. AK Parti hamdolsun, ulusal olmaktan, uluslararası boyuta çıkmış konumdadır" dedi.

'LAFLA TEHDİT OLMAZ'

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun, "Terörle mücadele konusunda defterler açılırsa birçok insan, insan yüzüne çıkamaz" sözleri de sorulan Erdoğan, "Bu arkadaşlar söyleyecekleri ne varsa hepsini söylesinler. Böyle lafla herhangi bir tehdit olmaz. Şu anda bunlar artık bu söyleyebilecekleri, bagajlarında ne varsa ortaya dökmelerinde fayda var. Döksünler ki belki biraz daha fayda elde edebilirler; ama bizim böyle bir endişemiz yok. AK Parti çalışmalarını en güçlü şekilde hepsini sürdürüyor. AK Parti olarak başında şahsımın ve arkadaşlarımın olduğu bu dava ülkemin dört bir yanında neler yapmış, lütfen buna bakınız. Unutmayın eşek ölür kalır semeri insan ölür kalır eseri. Biz eserlerimizle konuşuyoruz. Bu eserlerle yolumuza devam ediyoruz" diye konuştu.

'DURMAK YOK YOLA DEVAM'

Pazar günü Konya'da, Çarşamba günü Sivas'ta açılışlara katılacağını hatırlatan Erdoğan, "Durmak yok yola devam" dedi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin 1 yılına ilişkin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'ın hazırladığı raporun kendisine sunulduğunu söyleyen Erdoğan, "Şimdi de şöyle kendi ekibimizle bu devam ediyor. Çok kısa bir zamanda da kamuoyuna açıklamasını yapacağız" ifadelerini kullandı.

'BU KONUDA VİCDANIM DA RAHATTIR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, idam cezası tartışmalarıyla ilgili de "Adalet Bakanlığımız gerekli çalışmaları yaptı. Parti içi çalışmalarımız aynı şekilde devam ediyor. Ben çok kesin, net bir şey söyledim. Eğer parlamentomuz, 'dünya ne der' demiyorum, parlamentomuz bu konu ile ilgili eğer kalkar da, idam konusunda kararını verirse, bunun geleceği yer Cumhurbaşkanlığı, ben bunu onaylarım hiç düşünmem. Bu konuda vicdanım da rahattır. Çünkü yavrusunun gözleri önünde öldürülen bir anneyi ağırlaştırılmış müebbetle, müebbetle onun hakkı ödenmez."
 

Kategorideki diğer haberler