DİKİLİ TARIMA DAYALI İHTİSAS SERA ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ'NİN TEMELİ ATILDI...
Avrupa'nın ve Türkiye'nin en büyük jeotermal ısıtmalı OSB'si olan Dikili Tarıma Dayalı İhtisas Sera Organize Sanayi Bölgesi'nin temeli; Tarım ve Orman Bakanı Prof. Dr. Vahit Kirişci, AK Parti Genel Başkan Vekili ve İzmir Milletvekili Binali Yıldırım, İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger ve protokol üyelerinin katıldığı törenle atıldı.
Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, İsmetpaşa Mahallesi'nde kurulacak Dikili Tarıma Dayalı İhtisas Sera Organize Sanayi Bölgesi'nin temel atma töreninde yaptığı konuşmada 85 müteşebbisin önemli bir proje için iş birliği yaptığını söyledi. "Tarım", "enerji" ve "su" konusunun, tüm dünyanın üzerinde hassasiyetle durduğu konuların başında geldiğine dikkati çeken Kirişci, "Biz ülke olarak su konusunda zengin bir ülke değiliz. Karadeniz Bölgesi'ni çıkaracak olursak ülkemizin geri kalan kısmında su fakiriyiz diyebiliriz. Ülke ortalamasına baktığınızda su problemi olan ülkeler arasındayız, 574 milimetrelik yıllık ortalama yağışla. Dünya ortalamasının 1000 milimetre civarında olduğunu varsaydığınızda bu durumumuzu görmemiz gerekiyor. İkinci olarak yer altı zenginlikleri konusunda, özellikle akaryakıt ve gübre gibi bizim ihtiyacımız olan temel girdiler noktasında da ciddi bir dışa bağımlılığımız söz konusu ama jeotermal konusunda burada elimizi rahatlatan bir durum var" İfadelerini kullandı.
Geçmişte endüstriyel sera ve jeotermal konusunda Mera Kanunu'nda yapılan değişiklikte komisyon başkanı olarak görev yaptığını belirten Kirişci, endüstriyel sera kurulmasına uygun ve yanı başında jeotermal olan meranın tahsisinin değiştirilebilmesine izin verdiklerini dile getirerek AK Parti döneminde tarımın ihtiyacı olan tüm mevzuatın yapıldığını da kaydetti. "Bu ülkede herkes tarımı konuşuyordu ama ülkenin bir tarım kanunu yoktu. Bu ülkede Atatürk'ün de hayali olan 65 yıllık bir özlem sona erdi ve Türkiye TARSİM adı altında tarım sigortacılığıyla tanıştı" diye konuşan Bakan Kirişci, lisanslı depoculuk gibi birçok kanunun da son 20 yılda tarım sektörüne kazandırıldığına da işaret etti.
“3 MİLYAR DOLAR SADECE İZMİR'İN İHRACATI VAR”
"Türkiye dün kendi kendine yeten bir ülkeydi, bugün yetmiyor" gibi haksız eleştirilerin yapıldığını gündeme getiren Kirişci, Türkiye'nin nüfusu 65 milyondan 85 milyona geldiğini ve bu ülkenin üreticisinin bu nüfusu doyurduğunun altını çizerek, “Hani hep örnek verilir, bir tarımı gelişmiş bir ülke ki o ülkenin nüfusu da 17 milyon, onun 1,2 katı büyüklükte bir ilave nüfus, nüfusumuza eklemlenmiş durumda. Peki sadece bu mu? Hayır. Biz aynı zamanda dün 3 bin 500 dolar kişi başı milli geliri olan bir ülkeyken bugün 10 bin dolarları, 12 bin dolarları gördük ama 10 bin dolar mertebesinde kişi başı milli gelirimiz var. Dün soframızda olanlarla bugün soframızda olanlar çeşitlilik bakımından çok çok farklı. 36 milyar dolar ihracatımız vardı 2002'de 3,7 milyar dolar da bizim tarımsal ihracatımız vardı. Şu anda 27-30 milyarlara doğru gidiyoruz. Tarım, net ihracatçı olmamız nedeniyle aslında diğer sektörlerimize de örnek teşkil edebilecek bir sektör. 6,5-7 milyar dolar mertebesinde bir dış ticaret fazlamız olan bir ülkeyiz. 3 milyar dolar sadece İzmir'in ihracatı var" şeklinde konuştu.
Tarımsal ihracat rakamlarının yabana atılmaması gerektiğini vurgulayan Bakan Kirişci, "Artan nüfusumuzun, refah seviyesinin artışından kaynaklanan sofradaki çeşitliliğimizin, ülkemizi ziyaret eden turistlerimizin ve ihracatımızla yurt dışındaki üretmiş olduğumuz ürünleri tüketen diğer ülke vatandaşlarını kattığımızda bu ülkenin üreticisi eli öpülesi üreticidir. Alın ve akıl teri dökmektedir" dedi.
KENT TARIMININ ÖNEMİ
Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun ikinci yüzyılı için Tarım ve Orman Bakanlığının önemli çalışmaları bulunduğunu belirten Kirişci, kent tarımına yönelik faaliyetlerinin de bu çalışmalar arasında yer aldığını dile getirdi. Kirişci, kent tarımının sadece İstanbul, Ankara ve İzmir'le sınırlı olmayacağını belirterek, "Antalya'dan yola çıkan 1 kilo domates Artvin'e 1400 kilometre yol kat etmek durumunda veya İzmir'den çıkan 1200 kilometre yol kat etmek durumunda kalıyor. Bunun için de diğer Doğu'daki bazı illerimiz - Sayın Başbakanımızın ili örneğin Erzincan başta olmak üzere- jeotermal potansiyeli olan illerimizde de bu örtü altı yetiştiriciliği, serada üretim adına ne dersek diyelim bu üretim uygulamaları ile inşallah bunları gerçekleştireceğiz. Kısacası bu ülkenin üreticisinin daha fazla üretmesi için her türlü desteği vermek adına üreticimizin yanındayız" diye konuştu.
TARIMDA YENİ DÖNEM DEĞİŞİKLİKLERİ
Bakan Kirişci, tarım vizyonuna uygun olarak yeni dönemde bir iki değişiklik yapacaklarını, "Ben istedim oldu" gibi keyfiliklere son vereceklerini, üreticilere bilgi ve rehberlik hizmeti sunulacağını anlattı. Türkiye'nin kendine yeterliliğini pek çok alanda sağladığını söyleyen Kirişci, "Tabii Türkiye kendine yeten, kendi yeterliliğini pek çok alanda sağlamış bir ülke. Bu yıl başta buğday, arpa gibi ürünlerimiz olmak üzere geçtiğimiz yıla göre rekolte yönünden oldukça yüksek. Biz de örneğin buğdayı 7450 lira gibi bir ücret ödeyerek üreticilerimize 'Sen üret yeter.' diyoruz. 'Biz senin yanındayız. Biz senin alın terini karşılıksız bırakmayız. Mutlaka bunun karşılığını veririz' diyoruz." ifadelerini kullandı.
ELEKTRİK BORCU OLAN ÜRETİCİLERE GETİRİLEN FAİZSİZ KREDİ
Kirişci, her daim üreticinin yanında olduklarını yineleyerek şunları kaydetti:
"Dün itibarıyla bizim kendi duyuru merkezlerimizden de kamuoyu ile paylaşıldı. Üreticilerimizin elektrikle ilgili borçlarını ödemeleri konusunda bunların finansman ihtiyacını sağlamak için 10 milyon liraya kadar sıfır faizli krediden yararlanmaları imkanını getirdik. Bu gerçekten üreticilerimizin yararlanıp varsa borçları, bu borçlarını sıfırlamaları konusunda önemli bir fırsattır. İzmir'imiz üzerinden tüm Türkiye'ye bu manada seslenmiş olayım. İnşallah bundan, ihtiyacı olanlar elbette ki istifade edeceklerdir. Bir diğer konu da Dünya Bankası kredilerinden OSB'mizin yararlanması hususu. Buna ilişkin Bakanlığımıza intikal etmiş olan talep, Bakanlığımız tarafından da olumlu neticelendirilmiş. İnşallah 30 milyon dolarlık bu kredi talebiyle ilgili Dünya Bankası kredisi üzerinden de bu değerlendirme gerçekleştirilecek."
“TARIM 4.0 YENİ BİR KAVRAM OLARAK ÖNÜMÜZE ÇIKIYOR”
28. Dönem TBMM Başkanı Binali Yıldırım da "Burası çorak, marjinal bir araziydi. 3'te 1'i de turizm dinlenme tesisleri olarak ayarlanmıştı. Bu tahsis kaldırıldı ve bu alan tarım ihtisas OSB olarak tescillendi ve temel atılacak noktaya geldi. Bir güzel projeyi daha duyurmak isterim. İzmir, sadece ticarette, sanayide, eğitimde, turizmde değil tarımda da önemli ve önemini artıran bir şehrimiz. Tarım 4.0, yeni bir kavram olarak önümüze çıkıyor. Bugün temel attığımız bu işletme de bu özellikte bir çalışma. Buranın hayata geçmesi ile beraber tarımsal ihracatımız artacak. Tarım teknolojileri, tarımda katma değerin artırılması yönünden önemli yenilikleri gerçekleştirmiş olacağız" ifadelerine yer verdi.
"TARIMI JEOTERMAL İLE BULUŞTURUYORUZ"
Törende konuşan Vali Yavuz Selim Köşger de "İzmir total tarım üretiminde Türkiye’de 4. Tarımda öncülüğümüz yeni değil. İzmir, tarımı teknoloji ile buluşturmada Türkiye’ye örnek teşkil etmiş bir şehirdir" dedi. Vali Köşger, şöyle konuştu: "İzmir hem sanayide hem ticarette hem turizmde hem de tarımda iddialı. Bütün unsurları iddialı olan Türkiye'de başka şehrimiz yok. İzmir, göz dolduran bir şehrimiz. Tarımda öncülüğü de yeni değil. İzmir, Türk tarımında her anlamda öncü şehirlerden olmuştur. Tarımı teknoloji ile buluşturmada İzmir, Türkiye'ye örnek teşkil etmiştir. Şimdi başka bir seviyeye geçiyoruz. Tarımı jeotermal ile buluşturuyoruz. Bundan dolayı çok mutluyum. Tesisin herkese hayırlı olmasını diliyorum."
"BÖLGENİN İLK YEŞİL OSB'Sİ"
İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Ali Osman Öğmen, "Su ürünleri, süs bitkileri, hayvancılık, meyve-sebze, tütün, orman ürünleri ve baharat, zeytin-zeytinyağı, aromatik bitkiler başta olmak üzere birçok üründe ülkemize büyük oranda katkı sağlayan kentimizde, tarıma dayalı sanayinin gelişmesini sağlamak ve bu yönde tetikleyici bir süreç başlatmak amacıyla 4 yıl önce harekete geçtik. Bu proje ile modern ve otomasyon sistemine sahip teknolojik seralarda yıllık 80 bin ton kaliteli yaş sebze ve meyve üreterek yurt içi ve yurt dışı piyasalara sunarak güçlü bir pazar oluşturmayı hedefliyoruz. Bununla birlikte, bölgenin enerji ihtiyacının bünyesindeki jeotermal, güneş ve rüzgar gibi temiz enerji tesislerinden karşılanarak, kendi kendine yeten bir tarıma dayalı ihtisas OSB olmayı amaçlıyoruz. AR-GE hizmetleri, laboratuvar hizmetleri, üniversite-tarım-sanayi birlikteliği, iyi ve yenilikçi tarım uygulamaları ve Tarım 4.0 hedefleriyle uyumlu üretim ortamı oluşturarak ve Yeşil Mutabakat'a uygun altyapı ve üretim proseslerini oluşturarak bölgenin ilk yeşil OSB'si olma yolunda ilerliyoruz. Tüm bunları yaparken sadece kendi tarıma dayalı ihtisas OSB alanımızdaki seraları ve işletmeleri değil, yakın çevremizdeki tüm sera firmalarını da kucaklayarak bu çalışmaları gerçekleştirmeyi istiyoruz" sözlerine yer verdi.

