HAMZA DAĞ, YILDIZ FM’DE İFTARA DOĞRU PROGRAMINA TELEFONLA KONUK OLDU
Ankara’dan programa telefonla bağlanan Dağ, Krona virüslü ramazan günlerini içten ve samimiyetle anlattı.
Ramazanı şerifin bu sene farklı yaşandığını dile getiren Hamza Dağ” Teravi ve cuma namazlarımızı kılamıyoruz. Ama bu ramazanı iyi yaşamaya engel değil, hatta biz hayır ve şerrin Allah’tan geldiğine inanırız. Bu müsibet dünyada ülkemiz ve ümmet üzerinde söz konusu oldu. Dolayısıyla, biyolojik bir silah olsa bile ya da yarasadan geçmiş bile olsa, bir müsibet ve Allah tarafından gelmiştir. Dolayısıyla bundan nasıl bir istifade, manevi bir durum nasıl yapabiliriz biz buna bakmamız gerekiyor. Herkes gibi bizlerde ailemizle beraber, ramazanı şerif geçirme, imkanı bulmuş olduk. Sahur ve iftarlar ile evde kılınan teravi namazlarında biz de çocuklarla namazlarımızı kılıyoruz. Bu durum çocuklarımızın gelişimine çok faydası oluyor. O açıdan en iyi şekilde yaşayıp, iyi değerlendirmemiz icap ediyor. Her sene düzenlenen iftar ve sahurlarda bir araya gelmemiz, olmuştu. Bereketli toplantılar yaşadık. Bu sene böyle yaşanıyor. Aile olarak bir araya gelemiyoruz dediğimiz dönemlerdeki şikayetler bu ramazanı şerifte yok” dedi.
Program sunucusu Melih Bingöl’ün her ramazanda hemen hemen her gün bir il veya ilçede iftar ve sahur yaptığını hatırlatması üzerine AK Parti ARGE’den Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir milletvekili Hamza Dağ,” 2 sene önce 24 Haziran seçimlerine denk gelen ramazanda bütün zamanımızı sahada dışarıda geçirdik. İptal kararı alınan İstanbul seçimlerinde Cumhurbaşkanımızın talimatı ile 23 Hazirana kadar, Ramazanı şerifi İstanbul’da geçirdik. Bu dönemi mümkün olduğunca ibadetimizi diger ramazanlara göre daha verimli geçirmeye çalıştıklarını” belirtti.
Önümüzde İslam medeniyeti ve ümmeti için büyük bir fırsat var
Dağ, “ Virüsten sonra net konuşulacak şeyler var. Bunları ana başlık olarak toparladık. Bunlar; Tarım hayvancılık ve ekonomi konusunda çok değişik model ve tartışmalar var. Bunlarla ilgili en iyisini yapmak için çalışma ve araştırmalar yapıyoruz. Ama bence bu virüsten sonra medeniyetler arası fikir mücadelesi çok daha ciddi anlamda yüklenerek çoğalacak. İslam medeniyeti ve ümmeti için büyük bir fırsat var. Çünkü 300-400 yıldan bu yana sanayi devrimi ile dünyayı tüketim toplumu haline getiren ve sömüren batının, bu süreçte olumsuz gidişatı zaten vardı. Kendi insanına huzuru getirmemesi soru işareti doğurdu. Mazlum ve mağdur çoğrafyalar, bu hegomanya ve sömürgenin, farkındaydılar, sadece akla dayalı pozitifizmin öğrettiğini tüketim toplumu haline getirdiği, sanayi devrimi ile insanları makine haline sonrasında huzur ve sükun ile mutluluk beklerken, en temel ihtiyacı olan sağlık ve sosyal güvenlik hizmetini, kendi insanına sağlayamayan batı medeniyeti ile karşı karşıyayız. Buna karşı İslam medeniyeti olarak, kalbi ve vicdani duruşun daha gür bir sesle ortaya konulması imkanı söz konusu olacak” dedi.
Kendi İnsanına huzur getirmeyen bir batı medeniyeti var
Bu bağlamda yıllardır Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’nın Dünya 5’ten büyüktür söylemini her zaman açıkladığını belirten Hamza Dağ, “Bunun yanında da başka şeylerde Allah’ın izni ile söyleyeceklerimiz eklenecektir. Bu söylem magdur bölgeler için söylenmiş ama bundan sonra batı coğrafyalarında da halklar nezninde karşılık bulacaktır. Çünkü kendi insanlarına huzur getirmeyen bir batı medeniyeti vardır. Aklın kalp ve vicdanla beraber hareket ettiğini ve bir anlam ifade ettiğini bir karar verirken o vicdan ve muhabbetle, karar vermenin ülke yönetimleri açısından çok kıymetli ve değerli olduğunu ortaya koyan bir medeniyet inşası bu virüsten sonra Allahın izni ile böyle bir dünya göreceğimizi düşünüyorum” dedi.
Tefekkür anlamında iyi bir süreç geçirmemiz lazım
Bu virüs süreçinde Kaymakamlarımız, Sağlık İl Müdürlükleri, gençlik kollarımız ile telefon görüşmeleri yaptığı söyleyen Dağ,“ Önümüzdeki sürecin çok daha büyük sorumluluklar yüklediğini paylaşıyorum. Tefekkür anlamında iyi bir süreç geçirmemiz lazım Ayrıca okuma ve teori anlamında iyi bir süreç yaşamamız gerekiyor. Hayatta önemli bir yer edinmek için her anlamda hazırlıklı olunmasının gerektiğini” belirtti.
Dünya ve Türkiye eserlerini ailecek okuyarak geçiriyoruz
Yakın tarihle ilgili kitaplar okuduğunu belirten AK Parti ARGE’den Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Hamza Dağ,” İskender Pala’nın, ‘Kalp’, ‘Ben geldim gitmeye’ Selahattin Ökten, Kemal Sayar, kitabını bitirdim. Abdurrahman Aslan’nın ‘Dünyaya müslümanca bakmak’ kitabını okumaya devam ediyorum. Bu kitaplar dünyanın medeniyet inşası ve bilgi birikim noktasında önemli kitaplardır. Kemal Tahir’in Kurt kapanı ve 'Esir şehrin mahpusu' ile birlikte Mehmet Çelik ustanın bir kaç kitabınıda okudum” dedi.
