İSRAİL'İN GAZZE KATLİAMLARINA İZMİRLİ HEKİMLERDEN SERT TEPKİ!..

İSRAİL'İN GAZZE KATLİAMLARINA İZMİRLİ HEKİMLERDEN SERT TEPKİ!..

İsrail’in Gazze’de işlediği katliamları kınamak için Konak Meydanı’nda buluşan İzmirli hekimler adına açıklama yapan Dr. Doğan Yıldırım, 'Gazze’deki İsrail katliamını meşru gören 100 İsrailli doktorun meslektaşımız olmasından ötürü utanç duyuyoruz!' dedi.

İzmir'de çeşitli hastanelerde görev yapan doktor ve sağlık çalışanları, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını protesto için sessiz yürüyüş düzenledi. İl Sağlık Müdürlüğü önünde toplanan sağlık çalışanları, ellerinde taşıdıkları Türk ve Filistin bayrakları ile İsrail aleyhine Türkçe ve İngilizce yazıların yer aldığı dövizler eşliğinde Konak Meydanı'na kadar yürüdü. Vicdanlı doktor ve sağlık çalışanlarının beyaz önlüklerine kan simgeleri sürerek gerçekleştirdikleri yürüyüşe İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Emre Erkuş ve İSTOK üyesi birçok STK  temsilcisi destek verdi. 

Yürüyüş sonrası Konak Meydanı'nda toplanan İzmirli doktor ve sağlık çalışanları İsrail’in Gazze’de işlediği katliamları kınayan bir basın açıklaması da yaptı. İzmirli hekimler adına basın açıklamasını yapan Yeşilyurt Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı Dr. Doğan Yıldırım, “Gazze’deki İsrail katliamını meşru gören 100 İsrailli doktorun meslektaşımız olmasından ötürü utanç duyuyoruz!” dedi.

Dr. Doğan Yıldırım’ın İzmirli hekimler adına Gazze’deki İsrail katliamını meşru gören 100 İsrailli doktoru kınadığı basın açıklamasında şu görüşlere yer verildi:

“Biz; Türkiye’nin farklı bölgelerinden vicdani duyarlılıklarla bir araya gelmiş hekimleriz. Tarihin omuzlarımıza yüklediği sorumluluk bilinciyle yakın bir coğrafyada, Filistin toprağı Gazze’de yıllardır devam etmekte olan “soykırım” niteliğindeki sivil cinayetlerine sessiz kalmamız mümkün değildir. İşgale ve zulme uğrayan halklarla dayanışma içerisinde olma bilinciyle tüm dünya kamuoyuna haykırıyoruz; 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana Gazze’de işgalci İsrail tarafından ‘’self defence‘’ propagandası altında sistematik bir soykırım gerçekleştirilmektedir.

Gazze’de uluslararası hukukun bütün kuralları Siyonist İsrail ve ordusu tarafından çiğnenmektedir. İsrail silahla kendini savunacak gücü olmayan sivilleri; kadın, erkek, çocuk, yeni doğan demeden vurmakta, terör örgütü gibi davranmakta ve katliam yapmaktadır. Teknoloji ve silah gücü bakımından yandaşlarının desteğini alan bu işgal ordusu, son kayıtlara göre 4650’si çocuk 3145’i kadın olmak üzere 11328 sivili katletmiştir. İşgal politikası ile hastanelerde sağlık hizmeti alan sivillere ve sağlık hizmeti veren personele de bomba yağdırarak bütün insani normları ve savaş hukuku kurallarını çiğnemiştir.

Enerji ve yakıt girişi sağlanmaksızın, kısıtlı tıbbi malzeme/ cihaz varlığında, bombardımanlar altında, su ve gıda dâhil zaruri ihtiyaçların karşılanmadığı hastanelerde, anestezisiz ameliyatlar yapılır olmuş ve en son kuvözdeki bebeklerin elektrik ve oksijen kesintisi nedeniyle solunum cihazlarından ayrılması ile asla affedilmeyecek yeni bir savaş sucu işlenmiştir. Ambulanslar bombalanmış siviller olay yerinde ölmeye mahkûm edilmiştir. Onurlu hekimlik görevini yürüten ve kahramanca mesleklerini uygulayan ‘beyaz bayraklı’ hekimler ve cefakar yardımcı sağlık personelleri de bu barbarlıktan nasibini almış ve yüzlerce kayıp vermiştir. Tüm bu kahraman meslektaşlarımıza selam ve dualarımızı iletiyoruz. Buna karşın Gazze’de hastanelerin havaya uçurulmasını isteyen 100 İsrailli doktorun meslektaşımız olmasından ötürü utanç duyuyoruz.

Fosfor bombası dâhil binlerce bombayla enkaza dönen Gazze’de insanlar ve diğer canlılar enkaz altında kurtarılamadan ölmekte, şehit edilenlerin naaşlarının toplanmasına bile izin verilmemektedir. İnsanların su, elektrik ve yiyeceğe ulaşmaları engellenmekte, diğer ülkelerden gönderilen yardım tırları sınırda bekletilmektedir. Atık suların sokaklara karıştığı bölgede sokak hayvanlarının naaşlara saldırdığı hastane başhekimi tarafından bildirilmiştir. Bir milyon insanın göç etmek zorunda bırakıldığı yollarda Gazze’lileri bulaşıcı hastalık riski ve işgalci İsrail askerlerinin saldırısı gibi tehlikeler beklemektedir. Tarihte Nazi Almanya’sında görülen soykırım farklı yöntemlerle işgalci İsrail tarafından uygulanmaktadır.

Sebebi ne olursa olsun bu insanlık suçları hem toplum vicdanında hem de savaş hukuku kurallarına göre affedilemez. Bu soykırımı hiçbir bahane haklı gösteremez. Biz Türkiye Cumhuriyeti’nin duyarlı hekimleri olarak Filistin halkının izzetli direnişine destek veriyor tüm dünyayı vicdani bir tavır almaya davet ediyoruz. İnsan hayatının kutsallığını koruma misyonu temelinde bu vahşete sessiz kalmayıp bir insan öldürüldüğünde bütün insanlığın öldürüldüğünü haykırmaya devam edeceğiz. Devletimize, sağlık bakanlığımıza ve uluslararası örgütlere sesleniyoruz; Gazzeli sivillerin yaşam hakkının sağlanması, gerekli yaptırımların uygulanarak bu katliamın durdurulması, savaş suçu işleyen tüm sorumluların uluslararası platformlarda hak ettiği karşılığı bulması, sınır kapılarının açılarak yardım girişinin sağlanması, yaralıların tıbbi destek ve donanım sağlanılarak bölgede tedavi edilmesi için gerekli girişimler ivedilikle yapılmalıdır. Soykırım ve katliam karşıtı eylemlerin ülke sınırı gözetmeksizin duyarlı tüm meslektaşlarımız tarafından artarak devam ettirilmesini diliyoruz. Sağlık gönüllüleri olarak biz üzerimize düşen tarihi sorumlulukları yapmaya hazırız.

Tüm kamuoyunun ilgi bilgi ve vicdanına arz ederiz."

Kategorideki diğer haberler