İTB’DE ANA GÜNDEM KURAKLIK SORUNU VE PANDEMİNİN TARIM VE GIDA ÜRÜNLERİ PİYASASINA ETKİLERİ

İTB’DE ANA GÜNDEM KURAKLIK SORUNU VE PANDEMİNİN TARIM VE GIDA ÜRÜNLERİ PİYASASINA ETKİLERİ

İTB’DE YILIN İLK MECLİS TOPLANTISI’NDA ANA GÜNDEM KURAKLIK SORUNU VE PANDEMİNİN TARIM VE GIDA ÜRÜNLERİ PİYASASINA ETKİLERİ OLDU

 

İzmir Ticaret Borsası Ocak Ayı Olağan Meclis Toplantısı 26 Ocak 2021 Salı günü video konferans aracılığıyla ve Meclis üyelerinin geniş katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantının ana gündemi tüm dünyada etkisini gösteren kuraklık sorunu ve pandeminin etkileri ile gıda sektörünün geleceğinde modern teknolojilerin kullanımının önemi oldu.

Ocak Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda konuşan İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, tüm dünyada etkisini gösteren pandemi döneminde yaşanan tüm zorluklara rağmen Borsa olarak 2020 yılını gayet başarılı bir şekilde geride bıraktıklarını ifade ederek, “İşlem hacmimiz yüzde 24’lük artışla 22 milyar liraya yükseldi. Ürün grubu olarak değerlendirdiğimizde ise bitkisel yağlar, pamuk, yağlı tohumlar, et ve canlı hayvanlar ile kuru meyveler toplam içerisinde yüzde 57’lik pay ile ilk beş sırada yer aldı. İşlem hacmi açısından en yüksek artış yüzde 67 ile kuru üzümde, yüzde 53 ile bitkisel yağlarda ve yüzde 51 ile küspe-prina gruplarında gerçekleşti. Ürün bazında baktığımızda ise mahlıç ve çiğitli pamuğun yaklaşık yüzde 11’lik pay ile işlem hacminden aslan payını aldığını görüyoruz. İlimiz ve bölgemiz tarımsal üretiminin önemli ürünleri arasında yer alan peynir yüzde 6,6, kuru üzüm yüzde 6, süt yüzde 5,8 ve kırmızı et yüzde 5,7 pay ile en fazla tescil yapılan ürünler arasındaydı.” dedi.

Yaşanan pandemi sürecinin her alanda olduğu gibi dış ticarette de önemli değişikliklere neden olacağını vurgulayan Işınsu Kestelli, “Bu değişim bir taraftan ticaretin şekli, diğer taraftan da pazar farklılaşmaları şeklinde yaşanacak. AB ile aramıza 25’inci yılını dolduran Gümrük Birliği’nin pandemi öncesinden var olan yenilenmesine ilişkin girişimlerin önümüzdeki süreçte çok daha güçlü olarak gündeme geleceğini düşünüyorum.” diye konuştu.

Gümrük Birliği anlaşmasının imzalandığında kamuoyunun bir kısmının faydalı olacağını söylerken, bunun yanında Avrupalı rakipler ile rekabet edemeyeceğimizi ve yerli üretimin olumsuz etkileneceğini savunanların da bulunduğuna dikkati çeken Kestelli, “Zaman zaman sorunlar yaşasak da AB en güçlü ticaret ortağımız. Toplam dış ticaret hacmimiz içerisinde AB ülkelerinin payı yaklaşık yüzde 36. Benzer şekilde tarım ürünleri dış ticaretimizin de üçte birini AB ülkeleri ile yapıyoruz. Pandemi döneminde tarım ürünleri ihracatımız toplamda yüzde 4 artarken, AB ülkelerine olan ihracatımızdaki artış yüzde 6’nın üzerinde oldu. Gümrük Birliği anlaşmasında tarım ürünleri kapsam dışında. Ancak anlaşmanın revizyonu söz konusu olursa bir şekilde tarım sektörünün durumu da masaya yatırılacaktır. Kamuoyunda tarım sektörünün Gümrük Birliği kapsamına alınması ya da AB ile birincil ve bazı işlenmiş tarım ürünlerini kapsayan bir Serbest Ticaret Anlaşması imzalanması seçenekleri tartışılıyor. Her iki seçenek de sektörümüzü farklı şekillerde etkileyecektir. Ancak sonuç ne olursa olsun mevcuttaki birçok yapısal sorunlarımızın çözümünü hızlandıracağına inanıyorum. Ayrıca AB ile yapılacak görüşmeler öncesinde sektörün tüm paydaşlarının görüşlerinin alınması gerektiğini ilgili tüm taraflarla her fırsatta paylaşıyorum. Bu görüşler neticesinde yapılacak etki analiz çalışması, tarım ve gıda sektörünün gelecek rotasının belirlenmesinde de etkin rol oynayacaktır.” dedi.

Su ve kuraklık sorununun ülkemiz için gittikçe derinleştiğine değinen Meclis Başkanı Barış Kocagöz, “Meteoroloji Genel Müdürlüğümüzün 2020 alansal yağış raporuna göre; Kasım ayı yağışları mevsim normallerinin yüzde 49 altında gerçekleşti. Bu tehlikenin tarımsal üretimimizi nasıl tehdit edebileceğini geçen toplantımızda konuşmuştuk. Ancak yağışların noksanlığı sadece tarım ürünlerinin yaşamını etkilemiyor. Doğal yaşam ve canlıların da yaşamını tehdit eder düzeyde. Çünkü iklim değişikliğinin olumsuz değişiminin, canlı yaşamının sürdürülebilir olmasında ciddi bir tehlike olduğu açık.” diye konuştu.

Bundan 3 ay önce kuraklık tehlikesiyle ilgili Borsa meclis konuşmalarında dikkat çekilen kuraklık sorunu hakkında dünyada, ülkemizde ve hatta şehrimiz özelinde tüm kamuoyuna bu konuda yoğun çağrılar yapılmaya başlandığını ifade eden Meclis Başkanı Barış Kocagöz, “Bu anlamda farkındalığın arttırılması güzel, ancak bu olumsuzluk kısa vadede oluşan bir durum değil. Geçtiğimiz yıl yağışların noksanlığına bu yılki kurak rejim eklenince tehlike çanları çalmaya başladı.” dedi.

Temmuz 2020’den bu yana, Türkiye’deki hemen hemen tüm illerin neredeyse her ay ortalamanın altında yağış aldığını vurgulayan Barış Kocagöz, “Ekim’den Aralık ayına kadar, ülke genelinde yağış miktarının 1981-2010 ortalamasından yüzde 48 daha düşük olduğu raporlandı. Son 10 gündür aldığımız güzel yağışlar ise umut verici. Dileriz ara kapanır ve yeraltı sularımızdaki bu noksanlık bir nebze olsun düzelir. Ancak yer üstü ve yer altındaki su kaynaklarıyla ilgili pek de parlak görünmeyen duruma karşı tedbiri elden bırakmamalıyız. Bu gelişmelerin etkilerinin yazın sulama mevsiminde ortaya çıkabileceği açık. Bu nedenle su kullanımını çok tasarruflu yaparken, üretim topraklarımızı mümkün olduğunca tesviye edilmiş, olanak olan alanlarda damla sulamayla desteklenmiş olarak kullanmalı ve bu sezon susuzluğa dayanıklılığı fazla olan ürünleri seçerek ekmeliyiz.” diye konuştu.

Organik tarım ürünleri pazarının dünyada yıldan yıla geliştiğini vurgulayan Kocagöz, “Virüs krizi ve pandemi, sağlığın ne denli önemli olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Bu nedenle insanlık almış olduğu gıdaların daha doğal olmasıyla ilgili gelecekte daha titiz olacaktır. İşte bu gibi nedenlerle de özellikle organik gıda ürünlerinin önleri açık olacaktır ve sürekli gelişen bir pazar olması beklenmektedir. Ülkemiz tarımının ise dünyada öne çıktığı önemli bir özellik de organik tarıma uygun koşulları olmasıdır. Birçok üründe dünya organik üretiminde iyi bir konumda olmamıza rağmen organik üretimimizi hak ettiği daha yüksek noktaya getirmek için doğru planlamayı ortaya koymamız gerek. Ancak tarım bakanlığımızın organik tarımda vermiş olduğu desteklemelerde yanlış bir uygulama dikkat çekiyor. O da organik üretime ilk üç sene destek verilmeyip sonraki beş sene desteklenen tarlanın daha sonraki üretim senelerinde desteklenmiyor olmasıdır. İlk üç sene geçiş döneminde organik alanın desteklenmemesi doğru bir uygulama olabilir. Ancak beş sene sonrasında organik üretim yapan bir üreticiyi desteklerden mahrum bırakmak bence üretimin arttırılmasının önünde bir engel. Çünkü organik üreticinin diğer konvansiyonel üretim verim rakamlarının neredeyse 3’te 2’si kadar verim aldığı ortadadır. 3’te 2 daha fazla pazar fiyatı olmadığı için de üreticinin aldığı organik destek bu üretimi sürdürebilmesi adına önem arz etmektedir. Ancak beş sene sonra destekleme vermeye devam etmezsek o üreticinin organik üretimden vazgeçeceği ortadadır. Üstelik o üretimden vazgeçildiğinde de bu kez verilmiş olan destek de uzun vadeli planlama açısından heba olmaktadır. Bu nedenle bu yanlışın bir an evvel düzeltilmesini diliyor ve umuyoruz.” diye konuştu.

Toplantının son bölümünde 2020 yılı içerisinde Meslek Komiteleri arasında en yüksek karar istatistiklerini elde ederek ödül almaya hak kazanan komiteler Borsa Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli tarafından açıklandı. Sıvı ve Katı Yağ İmalatı Komitesi birinci, Çırçırlama Faaliyeti Meslek Komitesi ikinci olurken, üçüncülüğü Kuru Meyvelerin Toptan Ticareti ile Baharat ve Tıbbi Aromatik Bitkilerin Toptan Ticareti Komiteleri paylaştı. Derece alan komiteleri tebrik eden Işınsu Kestelli, “Her ne kadar Covid sebebiyle iş yapma şekillerimiz değişse de iş yoğunluğumuz azalmadı bilakis arttı.  Bunun en güzel örneklerinden biri de Meslek Komitelerimizin karar istatistikleri. 2020 yılında tüm komitelerimiz bir önceki yıla göre daha aktif çalıştı. 2020 yılında, 2019 yılına göre karar sayısı yüzde 126 oranında artış gösterdi. Tüm komitelerimize, bu zor süreçte, Borsamız ile koordineli bir şekilde çalışmalarına tam hız devam ettikleri için teşekkür ediyorum. Kendilerini tebrik ediyor, çalışmalarının devamını beklediğimizi belirtmek istiyorum.” dedi. Dereceye giren Meslek Komitelerinin sertifikaları önümüzdeki ay gerçekleştirilecek Meslek Komiteleri Ortak toplantısında takdim edilecek.

 

Kategorideki diğer haberler

Ergun Dur

Ergun Dur

Hocalı katliamının acıları her yıl yüreğimizde

Halil YOLDAŞ

Halil YOLDAŞ

28 Şubat:  Tankların Kardelenlerin Üzerine yürütülmesi

Medine BAYKAŞ

Medine BAYKAŞ

AŞK SEVGİ SEVGİLİLER GÜNÜNE SIĞDIRILACAK KADAR DEĞERSİZ DEĞİLDİR

Namaz Vakitleri