Milletvekili Sındır, TCDD Taşımacılığı özelleştiriliyor mu?

Milletvekili Sındır, TCDD Taşımacılığı özelleştiriliyor mu?

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı 2021 Yılı Bütçesi üzerine konuşan CHP İzmir Milletvekili Sındır, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu’na ‘TCDD A.Ş. tarafından kamusal hizmet olarak yürütülen yolcu ve yük taşımacılığı hizmetleri özelleştiriliyor mu?’

 

Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı 2021 Yılı Bütçesi üzerine konuşan CHP İzmir Milletvekili Kamil Okyay Sındır, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’na ‘TCDD A.Ş. tarafından kamusal hizmet olarak yürütülen yolcu ve yük taşımacılığı hizmetleri özelleştiriliyor mu?’ sorusunu yöneltti, Sayıştay raporlarına yansıyan yolsuzluklara ve usulsüzlüklere dikkat çekti.

 

“NİYE AÇIK İHALE YAPILMIYOR?”

Yap-işlet-devret modelini eleştirerek sözlerine başlayan Sındır, “Sağlık Bakanlığı kamu-özel iş birliği projelerinden vazgeçti ama görüyorum ki Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı vazgeçmiyor. Ulaştırma Bakanlığı, 2023 yılına kadar yap-işlet-devret modeliyle 2.242 kilometre uzunluğundaki 14 adet projenin yapımının gerçekleştirileceğini söylüyor. Karayolu yapmak özel nitelik gerektiren bir iş değil. 5-6 tane yandaş müteahhit firma var, hadi bilemediniz 10 olsun. İhaleye girseniz bu firmalar iştirak edecek, niye açık ihale yapılmıyor? Bu, yap-işlet-devret modeliyle yatırımlar neden Kamu İhale Kurumunun denetiminden kaçırılıyor, Kamu İhale Kanunu'ndan kapsam dışına alınıyor? İktidar Karayollarından 14 milyar 49 milyon, Sağlık Bakanlığından 16 milyar 392 milyon, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından 540 milyon TL yani toplamda 31 milyar lira yap-işlet-devretle 2021 yılı bütçesinden tüyü bitmemiş yetimin hakkı üzerinden bu paraları ödüyor. O tüyü bitmemiş yetimin büyüdüğünde yine ödemek zorunda bırakıldığı bedeller bunlar” dedi.

 

“MÜTEAHHİT ŞİRKETLERE NE VERİLDİ YA DA NE VERİLECEK?”

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nda işlerin yolunda gitmediğini, akçeli işlerde büyük sıkıntılar olduğunu, sürdürülebilir hizmet kalitesinden çok uzaklaşıldığını ifade eden Sındır, “TCDD'deki hurda yolsuzluğunu Sayıştay raporlarında görebilirsiniz. Yüksek hızlı tren hatlarından engellilere yüzde 14 kota sınırlaması getirildi, bu haksızlığa sessiz kalmamızı bekleyemezsiniz. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın, Avrasya Tüneli'ne verdiği geçiş garantisi kapsamında 2026 yılına kadar yapılacak toplam 963 milyon lira tutarındaki ödemeyi muhasebe kayıtlarına 31,2 milyon lira olarak geçirdiği, Avrasya Tüneli'nde 25 milyon araç garantisi verildiği ve muhasebe kayıtlarına alınmadığı, Karayolları Genel Müdürlüğü denetim raporunda rant ilişkilerine yönelik yap-işlet-devret müteahhitlerinden 568 milyon liralık alacak tahsil edilmediği gibi birçok sorun Sayıştay raporlarında yer alıyor. Yine Sayıştay raporlarına göre 25'i lüks olmak üzere 96 otomobil, 8 minibüs, 207 bilgisayar, 105 dizüstü bilgisayar, 165 tablet, 315 cep telefonu, 34 televizyon, 129 yazıcı, 23 projeksiyon cihazı, 8 cilt makinesi 12 evrak imha makinesi, 6 UPS ve 14 fotoğraf makinesi müteahhit şirketlere aldırılmış. Müteahhit şirketten bunlar alınabiliyorsa karşılığında müteahhit şirketlere ne veriliyor, ne verildi ya da ne verilecek?” dedi.

 

“TCDD YOLCU VE YÜK TAŞIMACILIĞI HİZMETLERİ ÖZELLEŞTİRİLİYOR MU?”

‘TCDD A.Ş. tarafından kamusal hizmet olarak yürütülen yolcu ve yük taşımacılığı hizmetleri özelleştiriliyor mu?’ sorusunu Karaismailoğlu’na yönelterek sözlerine devam eden Sındır, “TCDD internet sitesinden aldığım bir bilgi şöyle diyor: ‘TCDD Taşımacılık AŞ'nin bu yıl sonunda kamu hizmeti yükümlülüğü sona erecek. Söz konusu hizmet 2021 yılı itibarıyla açık ihale usulüyle ihale edilerek ihaleyi kazanan demir yolu tren işletmecisi tarafından yerine getirilecektir.’ Buradan şunu mu anlıyoruz? Kamu hizmeti yükümlülüğü gereği bu hizmeti yerine getiren Devlet Demiryolları Taşımacılık AŞ, 2021 yılından itibaren açık ihale usulüyle yetkili diğer 2 şirketin yanında ihaleye girmek zorunda kalacak ve bu hizmet özelleşecek midir? ‘TCDD Taşımacılığı özelleştiriliyor mu?’ Bu konuda kamuoyunu ivedilikle aydınlatınız sayın bakan” dedi.

 

“KİŞİ BAŞINA DÜŞEN FİBER ALTYAPI UZUNLUĞU İSTANBUL’DA 3,1, STOCKHOLM’DE 700 METRE”

Türkiye’deki Dijital Dönüşüm Endeksi’nin bugüne kadar gerçekçi bir şekilde hesaplanarak ortaya konulmadığını söyleyen Sındır, sözlerini şöyle sonlandırdı: “altyapıda seçili ülkeler arasında Türkiye kişi başına yıllık elektrik tüketiminde sondan 4'üncü sırada. ‘Kilobit per second’ cinsinden Türkiye'nin performansının en düşük olduğu alanlardan birisi de internet kullanıcısı başına uluslararası internet bant genişliği. Türkiye'nin değeri 94 bin 995 kb/s, 429 bin 665 kb/s olan dünya ortalamasının çok altında. Altyapı ve özellikle siber güvenlik konusunda zavallı bir durumdayız. Şehirler özelinde hesaplanan kişi başına düşen fiber altyapı uzunluk oranları konusunda İstanbul'da fiber altyapı uzunluğu kişi başına 3,1 metre, Ankara'da 4,3 metre, İzmir'de yaklaşık 4 metre. Stockholm gibi bir şehirde kişi başına fiber altyapı uzunluğu 770 metre. Bizim kentlerimizin 200 kat üzerinde. Övünüyorsunuz ama aslında yüz kızartıcı bir durumdasınız.”

 

Kategorideki diğer haberler