PROF. DR. NACİ GÖRÜR İZMİR’DE DEPREM UYARISI YAPTI
Jeolog, Deniz Jeolojisi Uzmanı ve Bilim Akademisi Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, 06 Şubat 2023’te meydana gelen ve Türkiye'nin 11 ilinde etkili olan Kahramanmaraş merkezli deprem felaketinin ardından başlatılan “İzmir Yardıma Koşuyor” Kampanyası çerçevesinde; İzmir Ticaret Odası, Ege Bölgesi Sanayi Odası ve İzmir Ticaret Borsası Şubat Ayı Ortak Olağan Meclis Toplantısı'na misafir konuşmacı olarak katıldı.
İZTO Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, Ege Bölgesi Sanayi Odası Meclis Başkanı Halil İbrahim Gökçüoğlu ve İzmir Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer başkanlığında düzenlenen toplantının açılış konuşmalarını; İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ve İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli gerçekleştirdi.
Toplantıda, Jeolog, Deniz Jeolojisi Uzmanı ve Bilim Akademisi Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, katılımcılara konuşma yaptı ve sorularını yanıtladı. Birinci derece deprem kuşağında yer alan İzmir’le ilgili endişeli olduğunu belirten Prof. Dr. Naci Görür, önemli uyarılarda bulundu, vatandaşlara çağrı yaptı.
“YARA SARMA EDEBİYATI YAPILIYOR”
Jeolog ve Bilim Akademisi Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, “Ülkemizde depremi konuşmamak sanki tabu. ‘Konuşmayalım, korkuyorum’, ‘Duymayalım, huzurumuz kaçmasın.' Maalesef bu strateji bu ülkenin yöneticilerinde de uzun zamandır var” dedi. “Deprem olduktan sona çizmelerimizi çeker sahaya ineriz’, ‘Türkiye hükümeti büyüktür, kimseyi aç susuz bırakmaz, her şeyi yaparız, geçici ve sürekli konutlar yaparız' söylemlerinin de yara sarma edebiyatı olduğunu ifade eden Görür, “Bu, çağ dışı bir strateji. İnsanına önem vermeyen anlayışın getirdiği bir strateji” nitelendirmesinde bulundu.
Bilimin ışığı altında yürüyen ve bilim gücüyle yönetilen çağdaş toplumlarda deprem gelmeden, insanlar ölmeden önce gereken tedbirlerin alındığına dikkat çeken Görür, “Yurt dışında birçok yerde bu tür depremlerde 5-6 kişi ölüyor, o da tesadüfen. Bizde ise, utanıyorum söylemeye, şu an 42 bin insan görünüyor ama çok daha fazla olacak. İnşallah yanılırım” açıklamalarında bulundu.
“DEPREMDE ÖLMEK İSTEMİYORUZ DİYE PANKART AÇIN”
6 Şubat'ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerle ilgili daha önceki uyarılarını hatırlatan Naci Görür, “Bu, geliyorum diye bağıran bir depremdi. Ama anlaşılan uyarılara rağmen bir şey yapılmamış. Yapılsaydı böyle olmazdı” dedi.
“Demokratik anlamda sorunlara el koyma zamanı geldi” diyen Görür, “Bir şey yapmamız lazım. Millet olarak kendi devletimize sahip çıkma, sorunlara millet olarak el koyma zamanı. Nasıl? Söyleyeyim: Depremi oluşturan mekanizma 13 milyon seneden beri süregeliyor ve daha milyonlarca sene devam edecek. Depremi durduracak gücümüz olmadığına göre, depreme rağmen yaşamak mecburiyetinde olduğumuza göre, depremin bize vereceği zararları bilim ve teknolojinin gücüyle azaltmalıyız. Yıkılmamalı, minimum zararla bu atlatmalıyız. Bu yeni yaklaşıma biz risk analizi diyoruz. Türkiye'de yaşadığımız yerleşim alanları deprem dirençli olursa en az zararla atlatırız. ‘Depremde ölmek istemiyoruz' deyin, pankart açın” ifadelerini kullandı.
“İZMİR'DEN DE ENDİŞEMİZ VAR”
Birinci derece deprem kuşağında yer alan İzmir'e ilişkin olarak da önemli uyarılarda bulunan Naci Görür açıklamalarını şöyle sürdürdü:
*İzmir'den kuşkumuz var. Bunu dediğimizde, ‘Hemen yarın deprem olacak, eve girmeyin' demiyoruz. İzmir'den endişemiz var. Neden? Canlı faylar var. Canlı fay demek, günün birinde tekerrür periyodu doğduğunda harekete geçip deprem üretebilir.
*Bu faylar özellikle çevrede olan faylarla tetiklenebilir, stresleri artmış olabilir. Daha önce Sisam'da olan depremde, bu fayların önemli bir kısmı yüklendi. Kendileri zaten bir stres, zaman geçtikçe yüklüyorlar. Bir de çevredeki depremlerden stres geldiği zaman yükleniyorlar.
*Artık fay-deprem tartışmasını bırakalım, İzmir gerçek anlamıyla deprem kenti. Çok az kentte bu kadar az aktif fay sistemi var, bunlar bugün olmazsa yarın, elbet deprem yaratacak.
*O zaman üzüleceğiz. Sisam depreminde 70-80 kilometre mesafede 117 kişi öldü. Burayı deprem dirençli yapmak lazım.
“MİKRO BÖLGELEME ÇALIŞMASI YAPMAK ÖNEMLİ”
*İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kentte gerçekleştirilen mikro bölgeleme çalışması çok doğru bir iş. Bu çalışmadan sonra, onun ışığı altında İzmir deprem dirençli hale getirilmelidir. Mikro bölgeleme çalışması demek bir kentin doğasını bütün ayrıntılarıyla bilip, yönetimle doğa verilerini iç içe geçirip kenti öyle yönetmektedir.
*İzmir'in doğasını, jeolojisini, jeofiziğini, topografyasını bilmezseniz o kenti yönetemez, mekan planlamasını yapamazsınız. Bu mikro bölgeleme çalışmasını yapmadan, ‘Hangi faylar var, deprem üretme periyodu ve kapasitesi nedir, yineleme periyodu nedir, üretirse nereleri nasıl etkiler', bunları bilemezsiniz. Bu ayrıntıları bilmeden kenti planlayamazsınız.
“PARASI OLMAYANA DEVLET EL ATSIN VEYA BELEDİYE BEDAVA YAPSIN”
*İzmir'de yapılacak iş belli. Mikro bölgeleme çalışmasından sonra evlerinizi muayene ettirin.1999 sonrasındaki yeni yönetmeliklere göre, kaçak olmadan, doğru mühendislik hizmeti almış, zemin etütleri yapılmışsa, o binalar çökmez, sizi öldürmez, depremde içinden sağ çıkmasına müsaade eder.
*İzmir'deki belediyeyi zorlayın, üniversiteleri halk olarak zorlayın, evlerini muayene ettirin. Parası olmayana da devlet el atsın veya belediye bedava yapsın.
“AFET BAKANLIĞI KURULSUN”
*Muayene ettirirseniz evinizin depremdeki davranışlarını görebilirsiniz, Güçlendirmeyle zafiyet gideriliyorsa güçlendirme yaptırın, eğer olmuyorsa deprem odaklı kentsel dönüşüme girmek için hükümeti zorlayın, talep edin.
*Az yol, az baraj yapsınlar ama önce insanların can güvenliğini sağlasınlar. Afet bakanlığı kurulsun, bu işler yapılsın.

TOPLANTIYA BÜYÜK İLGİ
Toplantıya, İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Erkan Özkaya, İzmir Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Oktay Tabur, EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer, ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Kasalı, Aliağa Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Ertürk, Menemen Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı İzzet Süsoy, Tire Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Nadir Delikanlı, Kınık TDİOSB Yönetim Kurulu Başkanı Enver Olgunsoy, İzmir Menemen Plastik İhtisas OSB Yönetim Kurulu Başkanı Salih Esen, Aliağa Kimya İhtisas ve Karma OSB Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Tezcan, Kınık OSB Yönetim Kurulu Başkanı Hüsamettin Ekmekçioğlu, Ödemiş Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Mehmet Fatih Zaimoğlu, İzmir Ekonomi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Celalettin Kozanoğlu, Odamız, Ege Bölgesi Sanayi Odası ve İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu, Meclis, Disiplin Kurulu ve Yüksek İstişare Kurulu Üyeleri katıldı.
