Zeybekçi İzmir'deki en büyük problemi açıkladı

Zeybekçi İzmir'deki en büyük problemi açıkladı

Zeybekci, "İzmir'deki en önemli problem vatandaşlarımızın yaşam kalitesi problemidir." dedi.

AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nihat Zeybekci, CNN TÜRK'te yayınlanan 40 programında Buket Aydın'ın sorularını yanıtladı. Zeybekci, "İzmir'deki en önemli problem vatandaşlarımızın yaşam kalitesi problemidir. Vatandaşlarımızın normal sürelerde trafikte ulaşabildikleri, hava kirliliği, kanalizasyon, katı atık, çöp, spor alanlarıyla ilgili, yeşil alanlarla ilgili, çarpık yapılaşmayla ilgili, gecekondulaşmayla ilgili problem vardır. Yaşam tarzı demek hemen hemen bunların tamamını kenara koyup, hadi gelelim beraber yine başka bir alana götürmek demek. Bu İzmir'in vaktini kaybetmek, çalmak demektir." ifadelerini kullandı.

Zeybekci'nin açıklamaları şöyle:

1- Denizli'de sevilen bir başkandınız. Sonra milletvekili oldunuz. Ekonomi bakanlığı yaptınız. Şimdi de İzmir'e belediye başkan adayısınız. Uzun zamandır İzmir'de CHP kazanıyor. Sizin de "Tartışılacak konu yaşam tarzı değil" şeklinde ifadeniz var ama İzmirli seçmen baktığımızda hala bunu tartışıyor. Neden her belediye seçiminde İzmir'de yaşam tarzı polemiği ön plana çıkıyor?

İzmir dünyanın en güzel şehri. Heredot'un dediği gibi 'Gök kubbe altında yaratılmış en güzel şehir.' İzmir'de yaşam problemi ve yaşam tarzı tartışması maalesef İzmir'in problemlerinin üzerine ideolojik bir perdeyle örtmek veya mazeret yaratmakla ilgili ortaya konulan bir Truva atı olarak görüyorum. İzmir'de yaşam konusu hala tartışma konusu yapmak, İzmir'in gündeminde tutmaya çalışmak, en hafif tabiriyle en büyük haksızlık, saygısızlıktır diye düşünüyorum. Hele hele bunu 21. yüzyılda tartışıyorsak bugün, ben gericilik ve yobazlık olarak görüyorum. İzmir'in meselesi yaşam tarzı değildir. İzmir'deki en önemli problem vatandaşlarımızın yaşam kalitesi problemidir. Vatandaşlarımızın normal sürelerde trafikte ulaşabildikleri, hava kirliliği, kanalizasyon, katı atık, çöp, spor alanlarıyla ilgili, yeşil alanlarla ilgili, çarpık yapılaşmayla ilgili, gecekondulaşmayla ilgili problem vardır. Yaşam tarzı demek hemen hemen bunların tamamını kenara koyup, hadi gelelim beraber yine başka bir alana götürmek demek. Bu İzmir'in vaktini kaybetmek, çalmak demektir.

2- Neden İzmir'i anlatırken mahallenin en güzel kızı tanımını yapıyorsunuz?

Bir kere bunu sadece ben yapmış değilim. Tarihe bakalım. Tarihte de İzmir, Smyrna. Amazon kraliçesinden ismini almış. Smyrna'nın anlamına bakacak olursa çok güzel demek. Victor Hugo, İzmir'i üzerinde çiçeklerden taç olan bir prensese benzetmiş. Anadolu kültürüne dönecek olursak orada bir şeyi tarif ederken de kullanılan şeylerdir bunlar. Son derece masumhanedir. İnsanlar beğendikleri, çok güzel buldukları bir şeyi takdir etmek için kullandıkları bir şeydir. Ben İzmirlinin buna negatif yaklaştığı görüşüne kesinlikle katılmıyorum. İzmir'de tabii ki iş dünyasında kadınlarla, sokaktaki kadınlarla, kardeşlerimizle bir araya geliyorum. Kimseyi rahatsız eden bir şey değil. Orada niyetle ilgili bir şüphemiz de yoktur. Oradaki kastımız şu; başka bir boyuta gitmemek anlamında veya cinsiyetçi bir yaklaşım gibi görünmek belki isteyenler için çıkartılmış bir şey. Ben böyle bir şey görmedim, bu niyetle de söylemedim. Son derece masum bir şekilde adaylığım henüz açıklanmamışken 8-10 gün öncesinde sorulan bir soruydu. Bir gazeteci kardeşimizin  'İzmir'de büyükşehir belediye başkan adaylığı için adınız geçiyor, ister misiniz?' diye sorduğunda benim de verdiğim son derece doğal 'İzmir mahallenin en güzel kızı, kim istemez ki' diye bir cevaptır. Kaldı ki bunu ondan sonra geliştirenler de oldu. İzmir'i uyuyan güzele benzetmek ve İzmir'i illaki öpeceğim diyenler çıktı. Onları da eleştirmiyorum. Ama bizim söylediğimiz son derece masumdu. Takdir ve güzelliği tespit etmek anlamında kullandığımız bir şeydi.

3- "İzmir hayallerimi süsleyen bir yer. Çünkü İzmir'de ne yaparsanız görülecek. Tarih yazma imkanı veriyor, İzmir beni heyecanlandırıyor" diyorsunuz. Seçilirseniz İzmir'de nasıl bir tarih yazmayı amaçlıyorsunuz?

İzmir'de her alanda büyük bir boşluk var. Ulaşımda, trafikte, otoparkta, yeşil alanda, spor alanlarında, arıtmada, kanalizasyonda, körfezde, kültürde, turizmde, sanayide, bilim teknolojide büyük boşluklar var. Dolayısı ile İzmir siyasette ne olmak istersiniz, siyaseti nasıl yapmak istersiniz, nasıl millete hizmet etmek isterseniz derseniz kesinlikle belediye başkanlığını tercih ederim. Bir belediye başkanı olarak da İzmir gibi hemen hemen hiçbir şeyin olmadığı, tabii var. Olanlardan Allah razı olsun, yapanlara da teşekkür etmek lazım. Ama o kadar çok boşluk alan var ki. İzmir patinaj yapmış hatta 21. yüzyılın dünyasında o muasır medeniyetler yarışında geri kalmış. Neye dokunursanız orada tarih yazabilirsiniz. Neye proje geliştirirseniz en olur, bir olur, en harikası olur. Bu da insanı tarih yazma anlamında heyecanlandırıyor. Asıl tarihi tabii ki şöyle yazacağız; bir gün gelip de 5 sene sonra vatandaşlarımız 'Yaşanacak şehir İzmir' derse, 'Şampiyonlar İzmir'den çıkar' derse, 'İzmir'de yaşamak güzel' derse, 'İzmir'in her şeyiyle gurur duyuyoruz' derse o anda o tarihi birlikte yazmışız demektir. İzmirlilerle birlikte o İzmir Büyükşehir Belediyesi merdivenlerinden 1 Nisan günü çıktığımızda tarih yazmaya başlayacağız. 5'inci yılın sonunda da tabii ki arkamızda tarih yazacak birçok eseri birlikte yapacağız, birlikte başaracağız. Bana diyorlar işte bazı yerlerde sıkıntı, projeler ve İzmir'i kurtarmakla ilgili, ben de  'İzmir'i ben kurtarmayacağım. İzmir'i siz kurtaracaksınız. İzmir'i İzmirliler kurtaracak’ diyorum. İzmirlilerle o karar verme günü geldiğinde kurtararak, ben İzmir'e hizmetkar olacağım, hizmet edeceğim. İzmir'de tarih yazmakla ilgili bölümünde önce İzmirliler 31 Mart günü akşamı tarih yazacak. 1 Nisan'dan itibaren de birlikte tarih yazmaya, birlikte tarihe not düşecek eserleri beraber yapmaya başlayacağız.

4- Sizi İzmir'i yönetmeye aday olmuş diğer AK Partili adaylardan ayıran nedir?

Benim anlayışım İzmir'i yönetmek değil, İzmir'e hizmet etmek. Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır. Benim geçmişimde bakarsak sivil toplum kuruluşlarından sonra 7 yıl sanayicilik, iş adamlığı, profesyonel olarak çalışmak, hatta bu kurumların topluluğu olan en genç zamanlarımda Demirören Grubu'nda çalışmışlığım var. Ardından tabii ki kendi işimizi kurduk, başardık. 1993 yılında kurduğumuz şirket, 2002 yılında ilk bin şirketi arasına girdi. Ve sonrasında da 7 yıl Denizli'de belediye başkanlığı yaptım. Belediye başkanlığı hizmetlerimizde de bir tarihi yazdığımı, bir başardığımı yani ortaya bir performans koyarak geldiğimi söylüyorum. Sonrasında da ekonomi bakanlığımızda devleti, hükümeti, sistemi tanımak anlamında da farklı bir tecrübe edindik. Daha önceki adayımız Binali Bey'di. Farklılıklarımız var. İzmir'de bizi ayıran en önemli özellik ne derseniz; bir belediye başkanlığı geçmişimiz ve ben de Ege'nin insanı, o mahallenin çocuğuyum. Ege'ye ve Ege'nin kültürüne yatkınız. Onun için İzmir'de bu açılardan biraz farklı olduğumu düşünüyorum.

5- Eşinizin size en büyük eleştirisi nedir?

Eşim benim kabul olmuş dualarımdır. 30 yıldan beri muhteşem bir aile hayatımız var. Beni en eleştirdiği şey çabuk parlamam. Ama çok sabırlı bir insanım ben. Kendimi çok kaptırırım, belki onu çok eleştirir. Bir şeyin başına geçtiğim zaman o kadar kaptırır, o kadar adarım ki her şeyi unuturum. Siyaset yapan birisi olarak ailemizi, çocuklarımızı, işimizi ihmal ediyoruz. Eşimi ne kadar övsem azdır. Ailemizi bir arada tutan, çocuklarımızı büyüten, yetmedi işimize de bakan eşimdir. Benim onu eleştirecek hiçbir şeyim yoktur ama onun bana vardır.

Kategorideki diğer haberler

Kenan TOKGÖZ

Kenan TOKGÖZ

VEFA VE ADANMIŞLIK: YENİDEN İBADETE AÇILAN KEMERALTI CAMİİ ÜZERİNE BİR GÖNÜL YAZISI...

SÜPER LİG PUAN DURUMU

Puan Tablomuz Otomatik Güncellenmektedir.